Reklam
Reklam

UYANIN Kİ, BİRGÜN HEPİMİZ BİRDEN O DERİN UYKUYA DALMAYALIM!..

Neşe Tosun
Neşe Tosun
  • 11.08.2025

Dün saat 19.58’te, Balıkesir Sındırgı merkezli 6,1 şiddetinde deprem meydana geldi. Depremde 1 vatandaşımız hayatını kaybederken, 29 kişi yaralandı, 20’den fazla yapı yıkıldı…

Bundan 26 yıl 6 gün önce yani 17 Ağustos 1999 saat 03.02’de 7,4 şiddetinde 45 saniye süren Gölcük merkezli Marmara depreminde resmî raporlara göre; 17.480 ölüm, 23.781 yaralanma oldu. 505 kişi sakat kaldı. 285.211 ev, 42.902 iş yeri hasar gördü. 2010 yılında yayımlanan Meclis araştırması raporuna göre ise 18.373 kişi öldü. 48 bin 901 kişi ise yaralandı.

Yine 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetinde olmak üzere 11 ilde ağır şekilde hissedilen depremde, resmi verilere göre 53 binden fazla kişi hayatını kaybetti… Kayıplar (canlı ya da cansız ulaşılamayanlar), yaralılar, yıkılan binalar bunların bilançosunu tahmin bile demiyoruz!..

Tarihimizde birçok yıkıcı depremler yaşadık ama şu anda birçoğumuzun anımsayacağı, bizzat yaşayıp hissettiği ve ağır bilançosu olan Gölcük ve Kahramanmaraş depremleri… Birinin üzerinden 26 yıl, diğerinin 2 buçuk yıl geçti…

Ve… 30 Temmuz 2025 tarihinde ise Rusya’nın doğusunda bulunan Kamçatka yarımadası açıklarında 8,8 şiddetinde deprem oldu, can kaybı yok, birkaç binada çatlak olduğu belirtildi… Yine başta Japonya olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde çok şiddetli depremler meydana geliyor ancak can kaybı da mal kaybı da yok…

O ülkelerde de insan yaşıyor, biz de insanız(!); o ülkelerdeki binalar da insan eliyle yapılıyor, biz de insan eliyle(!); o ülkelerde yapılan binalar da ilgili kurumlar tarafından denetleniyor, biz de yapılan binalar da güya denetleniyor!..

26 yıldır hiç mi ders çıkarılmadı… 6,1 şiddetinde bir depremde dahi can kaybı yaşanıyor, binalar yıkılıyor, deprem bölgesindeki vatandaşlar günlerce sokaklarda, çadırlarda kalıyor…

Bizim ilgililer de kameralar karşısına çıkıp; ‘Geçmiş olsun, Allah bir daha böyle felaketler yaşatmasın’ deyip, ölenlere başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyor!..

Ülkenin zaten %80’i can çekişiyor… Ekonomik krizle boğuşurken, evine ekmek götürme derdiyle uğraşırken, hak, hukuk, adalet savaşı verirken, şiddetle karşı karşıya kalırken, bir de doğal afetlerle mücadele ediyor… Adı üstünde doğal afet… Deprem, sel, yangın vs… Bunlar olacak… Dün de oldu, bugün de oluyor, yarın da olacak… Ancak bütün doğal afetlerin felaketle sonuçlanması mı gerek… Kaç nesil daha afetlerin kurbanı olacak… Ne zaman ülkemi yönetenler uyanacak… Ne zaman vatandaşının güvenliğini, canını koruyacak… Madem bir stratejiniz yok, yardım isteyin… Uzmanlar bas bas bağırıyor; ‘Deprem öldürmez, bina öldürür’ diye… Binasının sağlam olmadığını bilen ya da sağlam olmadığı konusunda şüphe duyan vatandaşlarımız ne yapabilir? Bugün evine zor ekmek götüren, faturalarını ödeyemeyen insanlar nasıl binasını güçlendirebilir ya da yeniden yaptırabilir veya satın alabilir… Bunu vatandaşım değil siz düşüneceksiniz, siz çare olacaksınız, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını, Türkiye Cumhuriyeti Devleti koruyup, kollayacak… Allah korusun ülkemde 8 şiddetinden büyük bir deprem olsa, taş taş üstünde kalmayacak!..

Felaket tellallığı yapmak istemiyorum ama hatırlayanlar bilir… 17 Ağustos 1999 depreminden önce 11 Ağustos’ta, Türkiye’den izlenebilen bir tam güneş tutulması yaşanmıştı… Gökçetepe Sahili’ndeydim ve hepimiz güneş tutulması saatini bekleyip, cam kırıkları bulup yakmış, öyle bakmıştık… O zaman da birileri ‘sakın çıplak gözle bakmayın kör olursunuz’ demişti… O arada rahmetli nur içinde yatsın Şaziye hanım teyzem başında tülbent elinde Kur’an-ı Kerim’le yanımıza gelip, ‘yapmayın be yavrum, iyi değil öyle bakmak, dua edin, Allah korusun başımıza bir afet gelmesin’ demişti… Doğrusu çok anlam verememiştim… Ancak bir hafta sonra deprem olmasıyla birlikte, Şaziye hanım teyzemin söylediği o cümle hafızamda hep yer etti, hiçbir zaman da aklımdan çıkmadı… Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada dolaşırken, 2 Ağustos 2027 tarihinde yine tam güneş tutulması olacağı, Türkiye’den de çok rahat izlenebileceği gibi hatta bir il adı da verilerek, paylaşım yapıldı… Hemen araştırdım, paylaşım doğruydu… “Ay, güneşi 6 dakika 22 saniye kadar tamamen kapatacak, 21. yüzyılda karada izlenebilecek en uzun güneş tutulması olacak ve Türkiye’den de izlenebilecek.” şeklinde birçok yerde bilgi olarak aktarılmıştı… Baştan da dediğim gibi felaket tellallığı yapıp, kimseyi tedirgin etme gibi bir düşüncem yok ama hani Atalarımız, büyüklerimiz ne söylerse vardır bir bildikleri misali, ben de yıllar önce büyüğümden duyduğum ve sonrasında ülkemde yaşanan bir felaketin ardından, böyle bir büyük sözünü de içimde tutmayıp, sizlerle paylaşmak istedim… İstedim ki olası felaket başımıza gelmeden artık kalıcı tedbirler alalım… Artık bir yerden başlayalım… Çadırla, konteynerle, erzakla bu felaketleri atlatamayız… Yarın ülkemin bir başka yerleşim yerinin aynı afetle karşılaşmayacağının garantisi yok… Bizden önceki nesil bu afetleri yaşadı, acı sonuçlarını gördü; biz yaşadık acı sonuçlarını gördük; hiç olmazsa bizden sonraki nesil acı sonuçlarını görmesin, afetlere ‘doğa olayı yaşadık, geçti’ deyip, hayatına devam etsin…

Balıkesir Sındırgı merkezli depremde hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet; yaralılara acil şifalar dilerken, bir kez daha geçmiş olsun Balıkesir, geçmiş olsun Türkiyem…

Uyanın artık saygıdeğer yöneticiler… Uyanın ki, bir gün hepimiz birden o derin uykuya dalmayalım!…

Saygılar benden size, ülkemin bir daha afetlerle karşılaşmaması dileğiyle…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ