Reklam
Reklam

FIRSAT EŞİT(SİZ)LİĞİ VE BELEDİYELER!..

FIRSAT EŞİT(SİZ)LİĞİ VE BELEDİYELER!..
  • 24.03.2026
Reklam

Belediyelerimizin, bünyesinde kurslar açmalarını ve özellikle üniversiteye hazırlık kurslarını çok önemli ve kıymetli buluyorum şahsen. Çünkü bu hizmetler, ‘eğitimde fırsat eşitliği‘ni sağlamak için atılan büyük adımlardır. Tabii ki, başka kamu kuruluşlarımızın da hizmetleri çok değerli ama bugün belediyelerimizin bu hizmetlerinden bahsedelim biraz, isterseniz.
Hiçbir ücret karşılığı olmayan bu kurslar, maddî olarak hâli vakti yerinde olmayan öğrenciler için büyük ehemmiyet arz ediyor. Çünkü üniversiteye hazırlık süreci, akademik olmasının yanında psikolojik bir maraton olduğu içindir ki, çok önemli. Pekiyi, öğrenciler bunun yeterince farkında mı? Farkındaysa ne âlâ…

KURS HİZMETLERİ TAKDİRE ŞÂYÂN!

Ramazan Bayramı vesilesi ile gittiğim Keşan’da, yıllardır görüşme fırsatım olmayan bir öğretmen arkadaşımla karşılaştım. Bir büyükşehir belediyesinin bahsini ettiğim kurslarında, öğretmen olarak görev yaptığını söyledi. Dolayısıyla, bu konu hakkında etraflıca bir sohbet geçti aramızda.
– “Nasıl ki belediyeler açtıkları kent lokantaları, kreşler ve benzeri hizmetler ile düşük bir ücret karşılığında halkımıza hizmet veriyorlarsa, aynı şekilde, ‘eğitimde fırsat eşitliği’ adına verdikleri kurs hizmetleri de var. Hem de ücretsiz olması, takdire şâyândır, değil mi?” dedim.
– “Aslında ben tamamen ücretsiz olmaması gerektiğine inanıyorum. Bunu, fayda açısından gerekli görüyorum. Yani hiç olmazsa sembolik de olsa, bir ücret mutlaka alınmalı” dedi, arkadaşım.
Niçin böyle düşündüğünü, konuyu biraz daha açmasını istedim.
– “Benim görev yaptığım kurstan bahsedeyim sana meselâ” dedi. “Bizde her şey ücretsiz. Muadilleri yani piyasadaki özel kurs ücretleri ise, 150 ile 160 bin lira arasında. Bizim kurslarda öğrencilerimiz, kitap parası bile vermiyorlar. Hatta ilk başlarda, ‘gençlerin karınları aç kalmasın’ diye yiyecek de veriliyordu. Bütün bu imkânlara rağmen, bazı öğrenciler, derse gelmemeye başladı. Yani devamsızlıklar arttı’ dedi.
‘Böyle güzel bir hizmet ortadayken niye çocuklar devamsızlık yapıyor ki?’ diye düşündüm kendi kendime. Neticede, birçok insanın para ile bile ulaşamayacağı hizmetler bunlar.. Öğretmen arkadaşım, bu devamsızlıkların sebebini de, kursların tamamen bedava olmasına bağladı. ‘Veliler, çocuğunu kaydettirmek istiyor ama öğrenciler kayıt yaptırmak istemiyor’ dedi. “Benim gözlemlerime göre öğrenci, ‘bu belediyenin kursu ve parasız bir hizmet’ diyor. Çünkü öbür taraftan bakıyor ki, paralı bir kursa giden arkadaşı,, ‘ben para verip gidiyorum’ deyip bunu bir ‘hava atma‘ olarak kullanıyor ya da ‘sen fakir misin ki, parasız kurslara gidiyorsun?’ ” minvalinde konuşulduğunu belirterek, öğrenciler arasında bu tür düşüncelerin ve söylemlerin çok etkili olduğu görüşünde. Sınıflarının çok güzel ve her şeyin son teknoloji olduğunu vurgulayan öğretmen arkadaşım, ‘eğer öğrencilerin cebinden bir ücret çıksaydı, o zaman kıymetini anlarlardı ve devamsızlık çok azalabilirdi’ cümlesini de sözlerine ekledi. Yani kıymetli olabilmesi için sembolik de olsa bir bedeli olmalı diye düşünüyorum” dedi.


BEDELİ OLAN ŞEYLER DAHA MI DEĞERLİ?

Aslında, haksız da sayılmaz tabii. Çünkü bedeli olan şeylerin daha değerli olduğunu söyleyebiliriz sanırım.
Baktığın zaman, üniversiteye hazırlık gibi önemli bir konuda hizmetin ücretsiz olması, genel olarak kabul görülüyor olsa da, öğretmen arkadaşımın da bahsettiği gibi, disiplin yani derslere devamlılık ve ödev konularında büyük sıkıntı yaşandığı çok aşikâr. Öğrencinin veya velisinin cebinden bir kuruş para çıkmadığı için de, kursu pek önemsemeyip devamsızlık yapabiliyor öğrenci. Oysa ki, aylık çok düşük bir bedel yani sembolik de olsa bir ücret alınması, öğrencide sorumluluk bilincini, ‘ücret veriyorum, devamsızlık yapmamalıyım‘ düşüncesini ön plana çıkarabilir.
Bu konuda, bir modelden daha bahsediliyor ki, o da; bir ‘deposite veya iade modeli‘dir. Bu modelde, kayıt esnasında öğrenciden bir bedel alınır fakat öğrenci devamsızlık yapmaz ve yapılan sınavlara düzenli girerse, dönem sonunda ödediği ücret, öğrenciye iade edilir. Tabii ki bu yöntem, bir nevi disiplini ödüllendirmiş oluyor. Bence önemli bir yöntem…
Netice itibarıyla, ister ‘tamamen ücretsiz model’ olsun, ister ‘sembolik ücretli model’ olsun, isterse de ‘iade modeli’ olsun, böyle ekonomik sıkıntıların yaşandığı zaman diliminde, belediyelerin dar gelirli ailelerin çocuklarına sunduğu bu imkânın da, çok büyük bir hizmet olduğu kanaatindeyim.


KEŞAN BELEDİYESİ DE BU KONUYLA İLGİLİ


Keşan Belediyesi’nin de bu konuda güzel çalışmaları mevcut. Aynı zamanda Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı, Şehit Erdoğan Meyve Gençlik Merkezi’nin üniversiteye hazırlanan gençler için sadece akademik değil, kişisel gelişim dil kursları ve atölye çalışmalarının olduğunu da biliyoruz. Ücretsizdir bütün bu kurslar. Hakezâ, Keşan Halk Eğitim Merkezi’nde ve Keşan Belediye Sanat Merkezi’nde açılan kurslar, verilen hizmetler çok değerlidir.
Bütün bunların yanında, Keşan Belediyesi ve Gençlik Merkezi tarafından ilçe genelinde ücretsiz üniversite deneme sınavları da yapılmaktadır.
Uzun lâfın kısası, demek istediğim; bahsini ettiğim bu hizmetler, belediyeler tarafından yoğun bir şekilde veriliyor. Kursları açmanın bir tek sebebi var. O da, eğitimdeki fırsat eşitsizliğini azaltmak. Aynı zamanda, özel kursların ücretlerinin çok pahalı olması nedeniyle belediyeler, sosyal belediyecilik kapsamında oluşan boşluğu doldurmuş oluyorlar. İşte bu imkânlar, fırsat bilinip faydalanılmalıdır, vesselâm.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ