TAM YERİNDEN HEM DE GÖBEĞİNDEN GÖZLEMLEDİM!..
Zaman zaman şikayetler, zaman zaman ise teşekkürler gelirdi Keşan Devlet Hastanesi ile ilgili… Doktor yokluğundan, temizliğinden, ısınma sisteminden şikayetler geldiği gibi, aldığı hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getiren vatandaşlarımız da olurdu…
Bu yazımda, bana gelen şikayet ve teşekkürleri değil, tamamen kendi duygu ve düşünce ile izlenimlerimi aktaracağım size… Hem de sahadan!.. Tam yerinden!… Göbeğinden!…
21 Ağustos 2026 Cuma gününden bu yana Keşan Devlet Hastanesi’nde sayılırım… Acil Servis ile başlayan tempom, poliklinik ve servise kadar uzadı… Kan alma, röntgen, tomografisi de cabası!.. Bu yazımı kaleme alırken yani şu anda da Genel Cerrahi Servisi’ne bağlı olarak tedavi altında yani Keşan Devlet Hastanesi’ndeyim…
İlk başlarda sancılı bir süreç olduğu için çok gözlemleyemedim ama olaylar ayağıma geldi!.. İlk 2 gece Acil Servis’te müşahede altında bulundum… Acımın had safhasındaydım ki, hastaneyi bastılar!.. Öyle böyle değil… İki kalabalık grup, taşkınlıklarını hastanenin içine kadar taşıdı… Güvenlik ve polisin o kalabalığı durdurabilme şansı yoktu… Acilin kapıları kilitlendi, takviye ekip istendi ve kalabalık dışarı çıkartıldı… Ancak hastane bahçesi ana baba günü gibiydi, dışarı çıkamasam da çıkan vatandaşlar tarafından durumu öğrenmemle birlikte, içeri yankılanan gürültüden de anlaşılabiliyordu…

Hasta sirkülasyonu ise oldukça fazlaydı… Gerek adli vakalar gerekse vatandaşların çokluğu dikkatimden kaçmadı… Kendi düğününde bayılan damadın hastane macerasına bile şahit oldum… Bu arada doktor, hemşire ve görevlilerin performansı da takdire şayandı… Hepsi de işini özveri ile yapıyordu… Poliklinik servislerinde de aşırı yoğunluk olduğunu bizzat gözlemledim… Sıra gelmiyor, geç veriliyor gibi şikayetlerin de sebebini anladım… Birkaç doktor günde kaç kişiye bakabilirdi ki, gözlemlediğim tablo bile normalin üzerindeydi…
Diyeceğim o ki; hastanenin mevcut doktor, hemşire ve görevli kısmında bir sıkıntı yoktu, aksine özveri vardı, hem de açı açına!.. Neden mi? Şimdi ona değineceğim…
Dediğim gibi hâlâ hastanedeyim, ne zaman çıkacağımı bilmiyorum ama doğruları söylemekten de asla çekinmedim, çekinmem…
Yıllarca çalıştım, hâlâ çalışıyorum, ayrıca emekliyim ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanmak hakkım, faydalanıyorum da… Ancak yatan bir hasta sadece sağlık hizmeti ile sınırlı kalmıyor, bunun yemesi içmesi de var… Hele hele beslenmen kısıtlanmışsa bu çok daha büyük sorun… Hastanenin yemek ihtiyacı öğrendiğim kadarı ile yine hastane binasında bulunan yemekhanenin personeli tarafından karşılanıyor… Ancak yemeğin ‘Y’sinden anlamadıkları belli!.. Hayatımda hiç bu kadar kötü, lezzetsiz, yemeğe benzemeyen bir şey yemedim!.. Zaten yiyemedim de, yenmediğini de bizzat gözlemledim hatta çöp konteynerlerine atılan tabakları da fotoğrafladım… Sadece yemeği mi, ekmeği bile yenecek gibi değil!.. Hani dışarıdan alamayan yavan ekmek yesin diyeceğim ama onu bile yiyemez!.. Ayranı mı? Bir litrelik şişenin içine iki yemek kaşığı yoğurt koyup çalkalayın işte aynen öyle, su gibi demek yerine bizzat test edip görmeniz için tarif verdim!… Kahvaltılık ise dökme!.. 6-7 tane zeytin, bir dilim peynir ve bir kutu her gün sırayla reçel, bal, çikolata şeklinde ve hepsi en kalitesizinden… Yemek işinden anlayan birinin bu kadar kötü yemek yapması mümkün değil!.. Ve bu yemekten sadece hastalar değil, hasta yakınları, hastane personeli de yiyor daha doğrusu yiyemiyor… Motokuryelerin biri gidip, diğeri geliyor… İmkanı olan vatandaşlar sürekli yemeklerini dışarıdan sipariş ediyor… Gözlemlediğim kadarı ile hastane personeli de kahvaltısını da yemeğini de evinden getiriyor… Nöbete kalan bütün gece o hastadan o hastaya koşturan sağlık personeli, bir de yemek telaşına düşüyor… Ve bu yemek malzemeleri ve personel için devletin kasasından para akıtılıyor… Yazık değil mi çöpe atılan paralara!.. Nerede devletin tasarrufu, ota b.k’a tasarruf yapılıyor da, nimete neden yapılmıyor? Hastanenin çöpleri yemekle dolup taşıyor!.. Bizlerde güya bedava sağlık hizmeti alıyoruz ama yemekleri dışarıdan paramızla sipariş ediyoruz…
Gelelim ısınma durumuna… Klimaların hepsi çalışıyor… Özellikle biraz ayaklanınca bizzat gezdim dolaştım test ettim… Temizlik durumu servislerde idare eder…Kötü bir duruma rastlamadım, her gün temizlik yapılıyor… En alt kat, insan sirkülasyonu nedeniyle; Acil Servis, müşahede ve giriş katlar ile asansörlerde çok verim yok, olması da mümkün değil… Gecenin bir vakti, bir baş ağrısına bile 5-6 çocukla birden gelinirse temiz kalması maalesef mümkün değil!.. Ha bu arada diş ağrısı için ambulansla gelen hastalara bile şahit olunca, ‘pes!’ dedim valla!..
Bu arada, 25. İpsala Çeltik Festivali ve Tarım Fuarı başladığından beri, hastanede özellikle geceleri sessizlik hakim oldu, bütün hastalar dirildi, eğlenceye gitti!.. Festival başlayana kadar hınca hınç dolu olan hastane bahçesini de bir anda bıçak kesti!.. E benim de aklına ister istemez başka şeyler geldi!.. Doktorlarımızı biraz rahatlatmak, gerçek hastaların hakkını engellememek için bu festivalleri sıklaştırsak mı ne yapsak!..
Yazımı sonlandırırken; cefakâr ve fedakârca çalışan tüm hastane personelini tebrik ediyor; yemek işinin bir an önce düzeltilmesini diliyor, gereksiz kalabalık yapan hastaların da evde müzik dinleyip, oynayarak, festival havasında bir ortamda sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum!..
Tabi ki yazımı sonlandırırken; 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyorum… Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı, sevgi ve minnetle anıyorum…
- CAK’LARA CEK’LERE, MIŞ’LARA MİŞ’LERE DOYDUK!.. - 19 Eylül 2026
- HEM AÇIKTA KALMIŞIM (!) HEM DE KIRMIZI KAR YAĞMIŞ!.. - 18 Eylül 2026
- TAM YERİNDEN HEM DE GÖBEĞİNDEN GÖZLEMLEDİM!.. - 30 Ağustos 2026
- KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKEMEYENLER, BİZİ DENETLEMEYE GELİRLER!.. - 23 Temmuz 2026
- ANAFARTALAR İLKOKULU MU, BURCU FİLİZ GÜNGÖR İLKOKULU MU OLACAK? - 14 Temmuz 2026
- PARAYI VEREN VARKEN, SİZ DÜDÜĞÜ NEDEN ÇALMAZSINIZ!.. - 13 Temmuz 2026
- ‘BABA’YI KİMİN ALDIĞI, NETLEŞMEYE BAŞLADI!.. - 13 Temmuz 2026
- SAYIN ŞENOL YALI, KENDİ KADAR KEŞAN HALKINI DA ÇOK RAHATLATTI!.. - 29 Haziran 2026
- UĞURLAMA YAPILDI, SIRADA KARŞILAMA VAR!.. - 27 Haziran 2026
- CHP DE AK PARTİ DE ‘BABA’YI ALDI!.. - 25 Haziran 2026
























































