Reklam
Reklam

RUHUNA FATİHA; SAROS KÖRFEZİ…

RUHUNA FATİHA; SAROS KÖRFEZİ…
  • 23.08.2025
Reklam

Oldukça övünç  duyduğumuz bir körfeziydi diyoruz artık. Çünkü kendi suyunu senede 4 defa değiştiren körfezimiz artık can çekişiyor .

Ölümüne yol açan sorunlar için maalesef hükümet tarafından hiç bir destek hiç bir çalışma yapılmadı, yapılmıyor… Aksine daha yaşanmaz hale gelmesi için her şey yapılıyor.

Bölge milletvekilleri adeta körebe oynuyor. Körebe oynamadıkları zamanlarda da üç maymunu oynuyorlar.

AKP’nin kıyı, orman yağma politikaları karşısında yetkileri ve mali yapıları bozdurulan belediyelerin eli kolu bağlı. Mevcut gelirler ancak maaş ödemelerine yetiyor, hele de seçime endeksli eleman alımı da yapıldıysa üstüne her ay bütçeler borçla kapatılıyor.

Saros çevresi her yıl bir milyonu aşan insana ev sahipliği yapıyor. Ve bir milyon insanın ev atığı, kanalizasyona maalesef ilkel arıtmalarla denize aktarılıyor.

Çok değil 4 sene önce A sınıfı deniz girilebilirliği değeri önce B, C, D’ye düştü, artık ölçülemez boyutlarda. Çevre bakanlığı yayınladığı çevre kirliliği raporlarında Erikli ve Yayla’yı es geçiyor… Yayımlayamıyor.

Bölgemize FRSU projesi ile gelen doğal gaz yüklü tankerlerin atık atımları kontrol edilemiyor. Dev pervaneleri plantasyon alanlarını hallaç pamuğu gibi attığı için balıkların beslenme ve üreme alanları çok daraldı. Üstüne troller balık avlama eklenince Saros’ta balık nesline tehlikeye girdi.

Arıtma sorunumuz gelince; Sazlıdere, Gökçetepe, Erikli ve Danişment’te de arıtma sıfır. Yayla’daki arıtma da %50 kapasitede çalışıyor. Buna sahilde yüzlerce evin arıtmasızlığını ekleyin hükümet temiz deniz açıklamasını nasıl yapsın. Saros artık sadece senede dört defa suyunu değiştirdiği dönemlerde temiz.

Peki ne yapılabilir? Madem Marmara Belediyeler Birliğinin bölge dayanışmasını da önünü kestiniz, yöneticilerini gerekçesiz tutuklayıp hizmet akışının engellediniz, hükümetçe yatırım yapmayana destek vermeye de niyetiniz yok, belediyelerin de elini kolunu bağladınız; iş bence halka kaldı.

Temiz deniz için belediye halk işbirliği ile arıtmaların hayata tekrar geçirilmesi gerek. AKP’nin sahil yapmasının önüne geçilmesi için sahillere sahip çıkılması gerek. Özel işletmelere tepki gösterilmesi gerek.

Mesela Yayla’da denize girilecek kulluk tek alan kaldı. Liman arkası yaklaşık 4 kilometre plaj. Burasını da özel sektöre vermeye can atıyorlar. Hem de tamamını. Hizmet vermek isteyen özel sektöre 100’er metre alan verseler en az 4 işletmeye aralıklı alan verilir aralarında 100’er metre halk plajı bırakılır. Hem tatilci hizmet alır, hem halk sahillerde yararlanır. Diğer tarafta mesire yeri ise mesire yeri olmaktan çıktı. Sahilden denizden para kazanan bir işletmeye döndü. Hizmet verdiğin işlerden para kazanılmalı ,halka ait deniz ve kumsaldan  para kazanmak doğru değil. Orman alanlarını orman bakanlığından sahilleri çevre bakanlığından kiralarını ver 3 kuruş ceza işletmeye devam.

Peki ya turizm? Bir kaç yerde hotel işletmesi var. Bunun yanında yüzlerce pansiyon ve apart. Yerli turisti kazıklama ünitelerine döndü. Yabancı turisti çekemeyen tatil yöresi olmaz, olmamalıdır. 2006’da turizmde öncelikli bölge ilan edilen Saros’ta tek bir yatırım yok ama baskı çok.

Peki sorun? Bence çok. Bölge belediyeleri gerek kadro gerekse turizm elemanı açısından çok yetersiz. Kadrosu konusunda uzman insanlarla doldurulamayan belediyeler iş yapamaz. Çözüm  üretemez, debelenip durur, zaman artık bilimsel yöntemlerle ve dünya ile entegre olmuş belediyeciliğin hayata geçmesi dönemi.

Ülkede sorun çok. İklim değişiklikleri ve kuraklık sadece sahilleri değil, kasabaları da susuz bırakma sorunuyla karşı karşıya bırakıyor. Hizmet sektörü fiyatları uçuk. Yaşam şartları acımasız boyutlarda. Hem ücretler hem maaşlar aşırı düşük ama yaşamsal ürünler bile çok pahalı. Dünyanın en düşük geliri ama yaşam ürünleri en pahalı ilk 3 ülkesinden biri olduk.

Saros oluyor dostlar ve maalesef içinde yaşananlarla birlikte. Kitlesel boyutta sorunlarımız var ve çözümü de maalesef kitlesel artık. Devletçe alınacak çözümler gerekli belediyeler ve bölge çevre dernekleri ile çözülemeyecek boyutta ve Maliyette bölge.

Enseyi karartmayalım diyoruz ama zenci oldu enseler.

Üstüne liyakatsiz yöneticileri de ekleyin. Bence tüm bölge vekilleri ve belediyeler de suçun bir parçası… Çünkü halkla ne sorunları tartışıyorlar ne çözüm önerisi sunuyorlar.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ