Reklam
Reklam

ZAPT-U RAPT VE DİSİPLİN: GIDADA, ‘YERİNDE STOK MODELİ’

ZAPT-U RAPT VE DİSİPLİN: GIDADA, ‘YERİNDE STOK MODELİ’
  • 08.05.2026
Reklam

Almanya bizi kıskanıyor mu, bilemiyorum ama (kıskanıyorsa da kıskanmaya devam etsin) Alman hükümetinin ortaya koyduğu ‘hazır gıda‘ ve ‘yerinde stok modeli‘ne gıpta ile baktığımı söyleyebilirim rahatlıkla.

Geçtiğimiz günlerde Almanya Federal Tarım Bakanı’nın bir açıklamasına rastladım medyada; Almanya’nın Mayıs 2026 itibarıyla stratejik gıda stoklarını yenileme ve genişletme kararı aldığına yönelik bir açıklamaydı. Küresel krizlere karşı ‘dayanıklı‘ olmak için alınmış bir karar. Yani istenmeyen durumlar ile karşılaşmamak veya en aza indirgemek için bir ön tedbir. Almanya’nın mevcut durumda buğday, pirinç, yulaf, süt tozu gibi temel maddeleri gizli depolarda sakladığını biliyoruz ama ortaya konulan bu yeni planla birlikte bunların yanı sıra, konserve ve uzun ömürlü hazır gıdaların da stoklara dahil edilmesi kararlaştırıldı. Dikkatimi çekti bu haber. Çünkü bölgemizde yaşanan savaş ve Hürmüz Boğazı krizi, küresel enerji ve gübre maliyetlerini nasıl artırdığını veya en azından ne kadar büyük bir risk taşıdığını göstermiş oldu. Hakezâ daha önce yaşanan pandemi de, ‘tedarik zinciri koptuğunda paranız olsa bile ürüne ulaşamayacağınızı‘ göstermişti bizlere.

EN KÖTÜ SENARYOYA HAZIR OLMA HÂLİ!

Böyle bir modelde, bu stoklar devreye sokularak fiyatların ulaşılamaz seviyelere çıkmasını ve karaborsanın oluşmasını engellemiş oluyorsunuz. Yani bir nevi ‘sosyal sigorta‘. Bir de psikolojik tarafı var tabii. Devletin gerekli tedbirleri aldığını bilmiş oluyor halk. Bu stokların varlığı daha önceleri birçok ülkede örnekleri olduğu gibi, ‘panik alış-verişi‘ yapmayı önleyecek, astronomik fiyat artışlarının önüne geçecektir.

En önemlisi de, Almanya bu yeni depolama modeliyle sadece depolarını doldurmuyor, perakende zincirleri ile de ortaklık yapmış oluyor. Bu karar ile, marketlerin raflarında ve depolarında belirli miktarda ‘dokunulmaz‘ stok tutması mecburî hale getirilmiş oluyor. Stokların bozulmaması için de, son kullanma tarihi yaklaşan ürünler satılıyor ve yerine yenileri konuluyor. Yani ekonomik tabirlerden olan FIFA (İlk giren ilk çıkar) yöntemi. Bu uygulamalar devleti ek depo maliyetinden kurtarırken, gıda israfı da önlenmiş oluyor. Gerçekten çok kıymetli. Almanya’nın yaptığı, ‘en iyi zamanlarda en kötü senaryoya hazır olma‘ hâlidir.

MARKETLERDE ‘ZORUNLU DEPOLAR’ OLUŞTURULMALI

Almanya’da böyle de, Türkiye’de nasıl? İsterseniz biraz da buna bakalım; Almanya’nın atmış olduğu bu adım, aslında Türkiye’nin uzun yıllardır Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve ‘lisanslı depoculuk‘ üzerinden sürdürdüğü stratejik stok yönetiminin modern bir versiyonu gibi duruyor.

Stratejik stok‘ dendiği zaman Türkiye’de ilk akla gelen kurumdur TMO. ‘Kara gün dostu‘dur. Hububat alımlarının yanında fındık, şeker pancarı ve çay gibi ürünlerde de devletin ciddi bir biçimde stok gücü vardır. Lisanslı depoculuk da çok gelişmiştir Türkiye’de ama Almanya’nın ‘marketlerde zorunlu stok‘ uygulaması, bildiğim kadarıyla en azından şimdilik bizim ülkemizde yok. Yapılamaz mı? Fevkalâde yapılabileceğine inanıyorum. Mevcut durumda Türkiye, gıdayı ‘market raflarında‘ değil, daha fazla ‘devlet silolarında‘ ve ‘lisanslı depolarda‘ hammadde olarak saklamayı tercih ediyor. Almanya’nın yaptığı gibi bizim de, tüketiciye en yakın noktada yani market deposunda hazır gıda paketleri tutmamız iyi olmaz mı? Tabii ki çok güzel olur. Ülkemizde adım başı ‘A-101, BİM v.s.’ gibi zincir marketler var. Burada oluşturulacak ‘zorunlu depolar‘ çok büyük iş görmüş olacaktır. Çünkü bu model hiç şüphe yok ki, kriz esnasında çok daha hızlı çözüm sunacaktır. Halkın temel ihtiyaçlara erişim hızını maksimum seviyelere çıkaracaktır. İstenen de, bu değil midir ki zaten?

SIKI DENETİM VE HUKUKÎ DÜZENLEME ŞART!

Bu arada, sistemin en kritik ve aynı zamanda en yumuşak karnının da, ‘denetim, denetim, denetim ve zapt-u rapt‘ meselesi olduğuna inanıyorum. Takdir edersiniz ki, ülkemizde bu süreç marketlerin inisiyatifine bırakılırsa veya denetimler gevşek tutulursa sistem beraberinde bir sürü riskler getirir. Meselâ ‘fiyatlar artınca satmak için’ saklayabilirler. Stokların tazelenme döngüsünde eski ürünlerin halka satılması gibi etik olmayan durumlar yaşanabilir. Onun için ‘denetim, zapt-u rapt’ dedim.

Bu sistem kurulurken, ‘anlık veri paylaşımı‘ şart koşulmalı. Zapt-u rapt altına almak için sadece para cezaları yeterli olmayacaktır. Geçici faaliyet durdurma veya lisans iptali gibi çok daha sert hukukî düzenlemeler yapılmalıdır.

Bu uygulamanın en güzel taraflarından biri de, yerel üreticiden alınan ürünlerin doğrudan o bölgedeki marketlerde ‘stratejik stok‘ olarak tutulması, depolanması olacaktır. Böylece bu uygulama, nakliye riskini de sıfıra indirir.

GIDAYI UZAK ŞEHİRLERDE ARAMAYALIM

Netice itibarıyla, ülkemizde zincir marketlerde bu disiplin sağlanmak zorunda. Düşündüğümüz zaman, kriz anında halkın evinin yanındaki veya altındaki marketin deposunda o ürünün hazır halde bulunması büyük bir avantaj olmaz mı?

Almanya’nın disiplinini ülkemize uyarlamak zorundayız.  Türkiye’deki bu yerel market ağı gücü, disiplinle birleşirse, Almanya’dan çok daha etkili bir model ortaya çıkabilir. O zaman Almanya’nın bizi kıskanması kaçınılmaz olacaktır. Stok yönetim yazılımları, doğrudan Tarım ve Ticaret Bakanlığı’nın ana sistemine entegre edilmeli. Bu entegrasyon bize, Keşan’daki bir yerel marketin deposundaki stratejik ürün miktarını anlık olarak ekrandan görülebilmesini sağlayacaktır. Dolayısıyla stok miktarı kritik seviyenin altına düştüğü zaman sistem otomatik olarak ‘kırmızı alarm‘ verecektir.

Bununla birlikte, TMO ve devlet kurumları tabii ki ‘ana sigorta‘ görevi görmeye devam etmeli ama günlük hayatın içinde ‘aktif sigorta‘ dediğimiz usûl, yani ‘hazır gıda’ ve ‘yerinde stok’, kesinlikle market zincirleri üzerinden yürütülmeli. Marketler de bunu bir ‘sosyal sorumluluk‘ olarak görmeli. Maliyet artışı olarak görüp direnç göstermemelidir. Böyle bir yöntem uygulanıp da başarılı olunursa, krizlere karşı çok daha güçlü bir toplum yapısı oluşturabilmiş oluruz, vesselâm.

 

 

 

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ