Reklam
Reklam

ÖLMÜŞÜZ AMA AĞLAYANIMIZ YOK!..

Neşe Tosun
Neşe Tosun
  • 19.05.2026

Bugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı… İçim buruk mu buruk… Güya coşkulanmak için gittiğim Keşan’ımızda gerçekleştirilen kutlama programından daha da buruk ayrıldım!..

İster istemez programı izlerken empati yapıyorsunuz… Gençliğiniz geliyor aklınıza, ‘Nerede o bizim zamanımızdaki 19 Mayıs’lar’ diye iç geçiriyorsunuz… Zaten daha stadyuma varmadan içime bir kırıklık hissi düştü… Çünkü stadyum ile evimin arası yürüme mesafesi ile 5 dakika… Eskiden öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde okullarından çıkar, marşlarla yürürlerdi stadyuma… Öğrencilerin coşkusu, herkesi coşkulandırırdı… Kimse evinde duramazdı, yaşlısı genci çoluk çocuğu stadyuma akın ederdi… Stadyum, iğne atsan yere düşmeyecek şekilde dolup taşardı…

Çok okul yoktu ama mevcut okulların tüm öğrencileri stadyumda gösterileri için hazır olurdu… Erkeği-kızı tüm öğrenciler aktif görev alırdı… O müzik eşliğinde yapılan gösteriler, hareketler, tam bir bayram havasında olur, doyasıya kutlardık 19 Mayıs’ları… Öyle pahalı kıyafetler de değildi öğrencilerin gösteri için giydikleri… Genelde beyaz tişört, çok basit kumaşlardan etek ya da şort, ayaklarımızda da pisipisiler… Kıyafetten ziyade, öğrencilerin uyum içinde, düzenli bir şekilde, coşkuyla, stadı doldurmaları, gösterilerini yapmaları ve adeta bir bayram havasını yaşatmaları olurdu… Bir de mutlaka 4X100 bayrak yarışı yapılırdı… Nasılda heyecanlı olurdu bir bilseniz… Yine stadyumda tribün ve tel örgü kenarları hınca hınç doluysa, stadyumdaki öğrencilerin gösteri alanı da öğrencilerle hınca hınç dolardı… Önce tüm okullar yürüyüş yapar, yürüyüş bitiminde de gösteri sonuna kadar çim sahanın içinde daire oluşturup, oturarak gösteri sıralarını beklerdi…

Ve bugünkü bayram izlenimlerim, beni oldukça üzdü… Ot gibi gittim, ot gibi geldim!.. Hiçbir coşku yaşamadım!.. Bir sürü tribün var, stadyum gayet güzel, tertemiz ancak bomboştu!.. Tek tribünde bile boş yerler mevcuttu… Tel örgülerin etrafında ise hiç kimse yoktu… Öğrenciler de yok kadar azdı… Yürüyüş yapılmadı… 3 ekibin folklar gösterisi ve koro tarafından şarkı söylenmesinin dışında, taekwondo, karate, kick boks, boks ve güreş… Vurdulu, kırdılı!… Sanki yaz sezonu öncesi, Keşan’da da bir dizinin sezon finali gibi!..

Ve kutlama programı sonunda, öğrencilerin Türk bayrağı ve Atatürk posterini açıp, hep birlikte İzmir Marşı söylenmeye başladı ki, ‘Bitiminde coşkuyu yakalıyoruz’ derken, gözlerim protokole çevrildi… Trübündeki izleyicilerin çoğunluğu İzmir Marşı’nda Türk bayraklarını sallayarak eşlik ederken, protokolden sadece Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sercan Kemik ve Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Hasan Boz’un ayağa kalktığını, diğerlerinin ise oturarak izlemelerini üzüntü ile gözlemledim… Halbuki, başta üniformalılar olmak üzere alkışlarla eşlik etmelerini beklerdim…

Diyeceğim o ki; ölmüşüz ama ağlayanımız yok!.. İçimizde coşku kalmamış!… Öyle etkinlikleri haftaya yaymakla, bu işler olmuyor… 23 Nisan’lar, 19 Mayıs’lar, 29 Ekim’ler, 30 Ağustos’lar tek bir günde yani gününde ve coşkuyla kutlanmalı… Umarım bu coşkusuz kutladığımız son bayramımız olur… Bundan sonraki tüm milli bayramlarımıza, tüm öğrencilerin katılımları sağlanır ve Keşan’da bayram coşkuları tekrar yaşatılır…

Yaşasın Cumhuriyet… Ne mutlu Türküm diyene!..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ