Reklam
Reklam

MİLLİ YASIMIZINI İÇİMİZDE YAŞIYORUZ!..

Neşe Tosun
Neşe Tosun
  • 16.04.2026

Ülkemizde 2 gün ard arda 2 ayrı katliam yaşandı… Biri Şanlıurfa Siverek, diğeri Kahramanmaraş’ta olmak üzere biri lise biri de ortaokulda yaşanan saldırıların bilançosu 9 can kaybı, 29 da yaralı… Reşit olmayan henüz çocuk yaşta 2 saldırgan da intihar etti… Saldırganlardan biri de üst düzey emniyet mensubu bana ve eğitimci bir annenin çocuğu!..

Ve bu saldırı 86 milyon kişiyi ilgilendiriyor… Çünkü hepimizin, annesi ya da babası, evladı ya da torunu, amcası, teyzesi, halası, dayısı, yeğeni, kuzeni, akrabası veya komşusu öğrenci ya da öğretmen… 56 yaşındayım ve ülkemizde ilk defa böyle peş peşe bir okul saldırıları yaşanıyor…

Öncelikle yaşanan bu olayların ardından, 1’i öğretmen, 8’i öğrenci şehit olmuşken, ülkemizde Milli Yas ilan edilmeliydi… Bunu bütün ülke olarak bekledik, ancak Milli Yas ilan edilmedi!.. Hepimiz yasımızı içimizde yaşıyoruz…

Ancak bu olayı çok yönlü olarak irdelemeli ve gündemde tutmalıyız, bir daha yaşanmaması için en küçük ayrıntıyı bile atlamadan, olayın üzerine gitmeliyiz… Hepimiz üzerimize düşen görevi, sorumluluğu en ince noktasına kadar yerine getirmeliyiz…

Günümüz televizyon dizilerinden başlayacak olursak; hemen hemen hepsinde ya silahlar konuşuyor ya da çok afedersiniz orsp.luk var!.. Herkes birbirini öldürüyor, birbirini öldürmek sıradanlaştırılıyor ya da kimin eli kimin cebinde belli değil, herkes birbiriyle yatıyor, kalkıyor ve her şeyden önemlisi de bu ahlaksızlıkları yapanlar paraya rahat ulaşıyor!.. Konusu aşk olan bir dizi de bile, silahlar öne çıkıyor, aldatmalar konu ediliyor… Ve bu dizileri aileler çocukları ile birlikte izliyor… Günümüz çizgi filmleri bile vurdulu kırdılı… Nerede o bizim zamanımızın çizgi filmleri… Hepsinde bir yardımlaşma, ahlaklılık konu edilirdi… Şimdi ise çizgi filmler bile kavgalı, silahlı, taşlı sopalı!..

Yine çocuklar, sosyal medyada ailesinin desteği(!) ile her şeye ulaşabiliyor… Çocuklarının eline tablet, cep telefonu veren aileleri nedeniyle, çocukların her şeye erişimi mümkün oluyor… Parmakla gösterilebilecek azınlıkta da olsa çocuklarını televizyon, tablet ve cep telefonu gibi aletlerden uzak tutan aileler de mevcut… Aileler biraz rahat edebilmek, işini gücünü rahatla yapabilmek, kendine vakit ayırmak için çocuğunun eline kontrolsüz bir şekilde tablet ya da cep telefonu veriyor…

Yine okulların giriş ve çıkış saatlerinde, okul önlerindeki (ilk ve orta okullarda) veli yoğunluğunu hepimiz gözlemliyoruz… Öğrenciler özel araçlarla okula getiriliyor, özel araçlarla okuldan alınıyor… Ancak maddi olmayan çocuklar okula yine ebeveynleri ile birlikte yaya olarak gidiyor… Okul giriş ve çıkış saatlerinde öğrenciler kadar veliler de sokaklarda!.. Biz eskiden arkadaşlarımızla kol kola okullara gider, ebeveynlerimiz bizi kapıdan uğurlardı, şimdi ise yollarda okuluna yalnız giden ya da dönen öğrenci görmek mümkün değil!.. Bu demek oluyor ki, güvensizlik sokakta başlıyor… Aileler, evlerinin dışındaki ortamları güvenli bulmuyor!..

Yine şöyle bir ulusal bayramları gözümüzün önüne getirelim… Resmigeçit töreninde görevli öğrenciler okul kıyafetlerinin içinde parlıyor!.. Hepsinde makyaj, takılar tukalar, erkeklerde saçlar uzun, kızlarda uzun saçlar dağınık… Bayram töreni değil de, düğüne gider gibi geliniyor törenlere!.. Eskiden disiplin vardı, her Pazartesi günü öğrenciler tek tek saç ve kıyafet kontrolünden geçer, sınıflara öyle girerdi, uymayanlar ise uyumlu hale gelir, öyle okuluna alınırdı… Günümüzde yaşanan bu durumu törende bulunan bir öğretmenle paylaştığım da ise, “Neşe hanım, biz uyarıyoruz ancak aileler üstümüze geliyor, benim çocuğum istediği gibi giyinir, karışamazsınız” şeklinde bir tavırla karşılaştıklarını söyledi… Doğrusu şaşırdım… Ben bir eğitimci kızıyım ama babam beni okula ‘eti senin kemiği benim’ diye teslim etmişti!.. İşte böyle el bebek gül bebek büyüyen, ailede alamadığı disiplini, okulda da alınmasına izin verilmeyen çocuklarımız var…

Yine okullar güvensiz… Okul önlerinde uyuşturucu satılıyor… Çocuk çeteleri tarafından çocuklar hırpalanıyor, korkutuluyor… Kalem tutması gereken eller, daha küçücük yaşta sigara tutuyor, silah tutuyor!..

Okullarımızda yaşanan bu katliamların altında yatan sebepler çok iyi irdelenmeli ve hepimiz üzerimize düşen ne varsa yerine getirmeliyiz… Ancak öncelikle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ivedilikle okullarda güvenlik önlemi alınmalı ve çocuklarımızın sağlıklı ve güvenli eğitim alabilmesi için bütün koşullar yerine getirilmeli… Hem öğrencilerimiz hem de öğretmenlerimiz hiçbir kaygı yaşamadan okullarında eğitimine devam etmeli…

Yazımı sonlandırırken; şehit öğretmen ve öğrencilerime Allah’tan rahmet; yaralılara da acil şifalar diliyorum… Allah; ülkeme ve eğitim camiasına bir daha böyle bir acı yaşatmasın…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ