Reklam
Reklam

HERKES BU KADAR ŞANSLI OLMAYABİLİR!…

Neşe Tosun
Neşe Tosun
  • 05.02.2026

Yaşamayan bilemez, Allah düşmanıma da yaşatmasın!.. Anımsarsanız, bundan 2 gün önce Keşan’da 63 yaşındaki demans hastası 63 yaşındaki Metin Engin kayboldu. 3 Şubat 2026 Salı günü saat 19.00 sıralarında evinden, evinin civarında dolaşmak üzere çıkan ancak geri dönmeyen Metin Engin’i,  ailesi her yerde aradı ancak bulamadı… Doğal olarak da Keşan İlçe Emniyet Müdürlüğüne başvurdu ve kayıp olduğunu bildirdi… Ancak Metin Engin reşit olduğu ve kayıp sayılabilmesi için 24 saat geçmesi gerekiyordu… Tabi ki bu Keşan’a ya da Keşan İlçe Emniyet’e özel bir kural ya da prosedür değil, tüm ülke genelinde bu şekilde… Metin Engin’in üzerinde kimlik ya da telefon da yoktu, zaten birçok demans hastası da telefon bile kullanamıyor… Çaresiz aile, kendi imkanları ile aradı gece boyunca bulamadı, ertesi gün bize ulaşarak, belki bir gören olmuştur diye haber yapılmasını istedi… Nitekim de haberi yapmamızın ardından bir saat geçmedi ki, YEDAM yetkilileri gördüğü haber ve belirtilen iletişim numarası üzerinden aile ile irtibata geçerek, Metin Engin’in sağlıklı olduğunu ve korumaları altına alındığını bildirerek, müjdeyi verdi…

Demans yani Alzheimer hastalarının genel durumunu ancak yaşayan yakınları bilir… Karşıdan gören anlayamaz… Kısa sohbetle bile anlaşılamaz çoğu, ancak sohbet uzadıkça ve birlikte yaşadıkça çok iyi anlaşılır… Alzheimer hastalarının hepsi aynı belirtileri de göstermez… Mesela kimisi açlık hissi duymaz, hep toktur, kimisi de yediğini unutur ve sürekli yemek ister… Kimisi çok hırçındır kimisi çok sakin ve hiç konuşmaz… Sıcak ve soğuk algısı dahi yoktur… Hiçbir tehlikenin farkında değillerdir… 5 dakika önce yaptıkları ya da yaşadıklarını unuturlar… Buna karşın geçmişe dair birçok şey de hafızalarındadır ve çoğu da geçmişle yaşar… Bırakın evi değişikliğini, odalarındaki herhangi bir eşyayı bile değiştirseniz huzursuz olup, çok farklı tepki verebilirler… Bu vb. sayabileceğim o kadar çok şey var ki, bunu sadece Alzheimer hastaları ile yaşayanlar ve bakımını üstlenenler bilir…

Bu yazıyı neden yazdığıma gelince… Metin Engin ve ailesi çok şanslı!.. Çünkü evinden ayrılan ve bütün gece haber alamadıkları yakınlarına, YEDAM personelinin duyarlılığı sayesinde sağ salim ulaştılar… Metin Engin de, başına bir kaza bela kötü bir olay gelmeden ailesine kavuştu…

Ancak tam tersi de olabilirdi… Alzheimer hastalarının birçoğu yol iz bulmakta zorlanırken, bazıları da hiç bulamaz… Adını soyadını dahi söyleyemeyenler, unutanlar var… Kış gecesi, dışarıda hava sıcaklığı eksi derecede, yerleşim yerinden dışarı çıkıp tenha, kimsenin göremeyeceği bir yere gitseydi Metin Engin, Allah korusun şu an hayatta bile olmayacağı gibi, bulunması da imkansızlaşabilirdi… Aynı Akhocalı 61 yaşındaki Süleyman Serttaş gibi… Geçen yıl Ekim ayından beri kayıp Süleyman Serttaş, yani yaklaşık 4 ay oldu ve ne iz var ne de bir haber!..

Diyeceğim o ki; bu tür hastaların reşitliğine bakılmadan hemen harekete geçilmeli ve 5 dakika bile vakit kaybedilmemeli… Onlar birer çocuk hatta çocuğun zekasına bile sahip değil hiçbiri… Bu konuda bir düzenleme yapılmalı ve bu tür istisnai durumlarda bırakın 24 saat geçmesini beklemeyi, teyakkuza geçilmeli…

Hadi kalın sağlıcakla, bir gün hepimizin başına gelebileceği düşünülerek, empati yapılır inşallah!..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ