İSTEDİĞİNİ ALAMAYINCA, SALDIRMAYI ADET EDİNDİ!..
Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellal iken… Ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken; kendini saydırmak, gazeteci olduğunu kabul ettirmek için çeşitli taklalar atarak bugünlere gelen, ondan sonra da kendisinden üstün olan, karşısında eziklik yaşadığı meslektaşlarını karalamaya çalışan biri varmış!.. Ne mi olmuş? Her saldırışı sonuçsuz kalmış, her sonuçsuz kalan saldırışları karşısında hırs yapmış, hırsına yenilemeyip, olduğu yerde saymış!..
Evet, bugün benim doğum günüm ve ben de bir meslektaşımdan hediye almak yerine hediye vereceğim!.. Bugün 57 yaşına girdim hayırlısı ile… 32 yıldır da iyisiyle, kötüsüyle, doğrusuyla, yanlışıyla ama hakkıyla bugünlere geldim… Sevenim de oldu, sevmeyenim de… Ama gönüllere ve hafızalara ‘Keşan’ın Neşesi’ olarak kazındım… Haberlerimi, yazılarımı takip edenlerin de %40’ı beni hiç görmemiştir… Dikkat ederseniz, köşe yazımdaki fotoğrafım da dahi yüzüm görünmez… Bundan 2 yıl öncesine kadar da hemen hemen her gün bir köşe yazısı mutlaka yazardım… Ancak babamın rahatsızlığı, sonrasında vefatı ve yaşadığım bazı olumsuzluklar ve mücadelemden dolayı daha az yazmaya başladım… Ancak bu haksızlıklar, nankörlükler, kötülükler karşısında suskun kalacağım demek anlamına da gelmez… Bunu bir kez daha bu köşe yazımla dile getirmek isterim…
Bir gazeteci arkadaşımız, yine bir site hakkında, Keşan Belediyesi tarafından ödenen reklam ücretini konu etmiş ve hangi kriterlere göre belirlendiğini sormuş… Bu arkadaşımızın internet sitesini takip etmiyorum, bir kişi söylemeseydi haberim bile olmayacaktı… Çünkü ben, Türkçe dilini, imla kurallarını düzgün kullanan ve yazım ifadesi anlaşılabilir olan internet sitelerindeki ya da gazetelerdeki haberleri okumayı tercih edenlerdenim… Bu arkadaş, isim vermediği internet sitesine Keşan Belediyesi’nden 2024 yılı için 150 bin TL ödeme yapıldığını belirtmiş ancak kendi sitesine aynı yıl için 1 milyon TL teklifle gittiğini ve bu nedenle de teklifinin kabul edilmeyip, geri çevrildiğini söylememiş!.. Bu arkadaşın teklifi kabul görseydi zaten Keşan Belediyesini de Keşan Belediye Başkanı sayın Mehmet Özcan’ı da yere göğe koymaz, bir de üstelik methiyeler yağdırırdı!.. Ancak istediğini alamayınca, durup durup saldırmayı adet edindi!..
Ve bu arkadaş yıllarca Keşan Belediyesinde görev yaparken, CHP’li olan belediyenin AK Parti’ye geçmesiyle birlikte, basın biriminden alınıp, eline çapa verildiği günü dün gibi hatırlıyorum… Haber alıp almaz durumu kınamış, haber yapmış hatta lehine yazı bile yazmıştım ve bu arkadaşımız tekrar masa başına alınmıştı… Pişman mısın diye soracaksanız ya da aklınıza düştüyse; hayır… Bugün olsa bugün yine aynı şeyi yaparım… Nankörle nankör olmam!… Ama bu arkadaşın bundan böyle yüzüne de bakmam!..
Yine bu arkadaş, bir ajansın genel merkezine ulaşarak, sitemdeki birkaç haberin linkini atıp, güya abone olmadığım halde, haberleri izinsiz kullandığımı iddia ederek, şikayetçi olmuş… Beni aradılar ve maddi-manevi tazminat davası açıldığını belirttiler… ‘Neden?’ diye sordum… 3 haber linki gönderip, ‘İzinsiz kullanmışsınız.’ dediler… Aynı gün, ‘O haberleri sizin ajans muhabirinize biz göndermişiz, işte yazışmalar, işte bizde yayına girdiği saat, işte sizin yayına verdiğiniz saat’ diyerek, kendimizi akladık… Meğer ajans haberi bizden almış!.. Hâl böyle olunca sordular, ‘Bu arkadaşın size garezi ne? Durup durup sizi şikayet ediyor.’ diye… Meğer sancısı çok büyükmüş, şimdi çok daha iyi anladım!..
Kriter ne biliyor musun gazeteci arkadaş; insan olmak!.. Kendini başkalarıyla kıyaslayarak, bir yere gelemezsin, önce sen sen ol, işin ile gündeme gel, başarın ile gündeme gel, ‘Neşe’ye var da bana yok mu?’ muhabbetti ile kendini saydırmaya çalışma yoksa hep böyle yerinde sayarsın!..
Onu bunu karalayacağına; ‘Ben 1 milyon istedim, hayallerim vardı, umutlarım vardı ama suya düştü!’ de, ‘İstediğimi alamadım!’ de, ‘Hırsımdan çatlıyorum!’ de, sonra yüreğin kabul ediyorsa; haktan, hukuktan, adaletten, tasarruftan bahset… Yoksa sen hep körelirsin, ben de bilerim!..
Bugün benim doğum günüm ve bugünlük sana ayrılan sürenin sonuna geldim…
Sana tavsiyem şudur ki; başkaları üzerinden kendini saydırmaya, kabul ettirmeye, prim yapmaya çalışma… Yoksa Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan da olursun!..

- DEVLETTEN BİR KURUŞ ÇIKMAYACAĞI HALDE, KILINIZ KIPIRDAMIYOR!.. - 29 Nisan 2026
- YAŞASIN MELEK, YAŞASIN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI!.. - 22 Nisan 2026
- MİLLİ YASIMIZINI İÇİMİZDE YAŞIYORUZ!.. - 16 Nisan 2026
- MİLLİ EĞİTİM BAKANI İSTİFA!… - 15 Nisan 2026
- BU YAZ KEŞAN-ENEZ KARA YOLUNU KULANACAKLAR ALLAH’A EMANET!.. - 8 Nisan 2026
- ALMIŞLAR ARKASINA DEVLET ERKANINI PÜFÜR PÜFÜR ÜFLETİR ROMAN KIZANLARI!.. - 7 Nisan 2026
- KEŞAN’DA AKLA ZİYAN GÜVENLİK ÖNLEMİ!.. - 6 Nisan 2026
- İSTEDİĞİNİ ALAMAYINCA, SALDIRMAYI ADET EDİNDİ!.. - 24 Mart 2026
- ALLAH SİZİ YOKSUL VATANDAŞIMIN ETTİĞİ DUALARLA SINASIN!.. - 19 Şubat 2026
- ACİL GELMİŞ, ACİLE GİTMİŞ!.. - 18 Şubat 2026






















































