KALABALIKLAR ARASINDA YALNIZLAŞMAK!

Onca kalabalık binalar (büyük büyük konutlar, işyerleri v.s.) arasında kimsesizlerin artışını izliyoruz âdeta. Ne yaman çelişki öyle, değil mi?
Belki de; ‘modern yaşam’ın bize dayattığı gerçeklerdir veya artık bizlerin birlikte yaşamayı bilemediğimizin, beceremediğimizin, birbirimizden uzaklaştığımızın en belirgin kanıtıdır. Yani birbirimize olan tahammülsüzlüğümüzün bir neticesidir, yalnız yaşamak.
Belki de; ahlâkî çöküşün, sahip olduğumuz güzel hasletlerin yavaş yavaş kaybolmasının getirdiği bir sonuçtur veya yaşanan ekonomik sıkıntıların tezahürüdür.
Belki de, dijital dünyanın içinde kaybolup gitmektir yalnızlaşmak.
Belki de; sevinçlerin, üzüntülerin sahteleşmesidir. Yani sahte bir kimlik sergilemek, gerçek olan ‘ben’i gizlemektir.
Belki de; kişi, çevresindeki insanlarla aynı mekânı paylaşsa da, aynı dili konuşsa da, bu etkileşimlerin yüzeysel olarak kalmasıdır, kalabalıklar arasında yalnızlaşmak.
Belki de…

‘TEK KİŞİLİK HANE HALKI’NDA ARTIŞ VAR
Geçtiğimiz günlerde, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılan bir araştırma vardı. Bu sonuca göre; Türkiye’de ‘tek kişilik hane halkı‘ sayısında artış olduğu ve toplumsal yapının hızla dönüştüğü belirtiliyordu. ‘Kalabalıklar içinde yalnızlaşmak’ yani. Bu kavramın bizi hem fiziksel, hem de sosyolojik bir sonuca götürdüğü değerlendirilebilinir kuşkusuz.
Bu ve benzeri araştırmaların bize söyledikleri dikkat çekici. Örneğin; gençler, ekonomik ve sosyal nedenlerle evlenmeyi erteliyor veya tek başına yaşama kültürünü benimsiyor. Boşanma oranlarında da büyük bir artış var. Parçalanan ailelerin ardından kişiler, yeni bir düzen kurarken tek başına yaşamayı tercih ediyor.
DERTLEŞECEK KİMSE BULAMIYORUZ!
Dijital dünya hayatımıza girdi gireli, sosyal medyadan binlerce takipçimiz de oldu. Büyük kalabalıklarla müşereffef olduk, oluyoruz ama canımız çok sıkıldığında pek çoğumuz gerçekten arayıp dertleşebileceğimiz kimse bulamıyoruz maalesef. Ne kadar da yalnızlaşmışız meğerse. Takip ettiğimiz sosyal mecralarda magazin, para, şan-şöhret, şatafat yanında yüzeysel konular konuşulurken bir yandan da zihnimizde bir şiir, bir felsefî soru veya tam tersi, içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntıdan dolayı birçok düşünce var ise, o an mecazî olarak yalnızız demektir. Ruhumuz başka bir frekanstadır.
Bir başka örnek; eşiniz ile aynı evin içinde olmanıza rağmen, birbirinizin dünyasından tamamen kopmuş iseniz, yalnız yaşıyorsunuz demektir. Çoğaltabiliriz örnekleri. Meselâ, kaldırımda yürürken birine selâm verecek olursunuz da, ‘acaba selâmımı alır mı?‘ diye düşünürsünüz, selâmı verdiğiniz kişi de, ‘bana niye selâm verdi ki?‘ diye bir düşünceye kapılırsa, toplumdaki yalnızlık giderek artıyor demektir.
Geleneksel aile ve komşuluk bağlarının koptuğu da aşikârdır. Bahçeli evlerimiz vardı. Bahçe duvarları arkasından komşularımızla sohbet ederdik. Paylaşırdık yiyeceklerimizi. O mahallelerde sayı olarak azdık belki ama hep birlikte eğlenir, hep birlikte üzülürdük. Sevinci de, kederi de paylaşırdık. Ya, sonra ne oldu? O mahallelere koca koca binalar dikerek yaşam alanları oluşturduk ama kapandık dairelerimize. Karşı komşumuzdan bile haberimiz olmuyor.
ORTAK SOSYALLEŞME ALANLARI OLMALI
Şehirlerde nüfus arttıkça, ‘yer yok, dikey binalar şart‘ dendi. Fakat dünyada bunun aksini kanıtlayan yatay şehirleşme modelleri mevcut. Sorun aslında yerin olmaması değil, rantın ve maliyetin dikey binalarda daha cezbedici olması. Ama buradaki soru da şu olsa gerek: ‘İnsanın mutluluğunu ve sosyal ilişkilerini mi merkeze alacağız, yoksa metrekare başına düşen kârı mı?‘ İşte bütün mesele bu gibi geliyor bana.
Madem ki, mahalle kültürünü yok ettik, hiç olmazsa belirli bir nüfusa sahip her blok veya site için ‘ticari olmayan‘ ortak sosyalleşme alanları, ortak bahçeler (böyle imkânlara sahip siteleri, yaşam alanlarını ayrı tutuyorum) zorunluluğu getirilmelidir.
Kısacası demek istediğim; hiç bu kadar kalabalık olmamıştık ama hiç bu kadar da tek başımıza kalmamıştık. Kalabalıklar arasında yalnız yaşamaya itildik veya biz tercih ettik, vesselâm.









































