Reklam
Reklam

ADIM ADIM ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE!..

ADIM ADIM ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE!..
  • 16.07.2025
Reklam

Sizin de bildiğiniz gibi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nin yeni yasama yılı açılışında, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, yaptığı konuşmanın ardından, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, kısaltma ile söyleyecek olursak DEM Parti sıralarına giderek, milletvekilleri ile tokalaşması sonrasında ve yine MHP’nin TBMM’de düzenlediği gurup toplantısında, Genel Başkan Bahçeli tarafından dile getirilen “…Şayet terörist başının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM’de DEM Parti Grup toplantısında konuşsun. Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın…” sözlerinin ardından, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın da bu çağrıya uyarak, “PKK’nın kendini feshetmesini ve silahların bırakılması gerektiğini” örgütüne bildirmesiyle başlayan bir yol, bir süreç, ‘Terörsüz Türkiye’ süreci.

Bu gidilen yolda, geçtiğimiz günlerde medyaya “PKK’nın temsili olarak silahların yakılması görüntüsü servis edilerek, cümle âleme duyurulmuş oldu ve bu yolda önemli bir mesafe kaydedildiği genel olarak kabul gördü.

Kabul gördü ama yine de halkın hemen hemen tamamında ve siyasî partilerde hatta ve hatta Cumhurbaşkanı’mızda bile ihtiyatlı bir iyimserlik olduğunu konuşmalarında gördük.

Bazı siyasî partiler de ihtiyatlı iyimserlikten de ileri, gidilen bu ‘Yol’un ‘Yol’ olmadığı açıklamalarında bulundular.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yolculukta kararlı olduklarını ve her ne kadar konuşmalarının satır aralarında, başka siyasî partilerin de katılabileceğini söylese de, AK Parti, MHP ve DEM ile birlikte yürüyeceklerini beyan etti.

TBMM Başkanvekillerinden ve İmralı Heyeti üyesi olan DEM Partili Pervin Buldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ittifak mânâsına da gelebilecek açıklamalarına gecikmeden cevap verme ihtiyacını hissetti. Buldan, “Yanlış bir yere çekilmesin. Bu ittifak süreç ittifakıdır. Başka bir ittifak olarak algılanmamalı kesinlikle. Herkesin çizgisi ve gittiği yol bellidir” dedi…

Dikkat çekti tabii, bu açıklama. Siyasî kulislerde konuşuldu ve konuşulmaya devam ediyor hiç şüphesiz.

Türkiye’de o kadar hızlı, başdöndürücü gelişmeler oluyor ki, yazılı ve görsel basın, gelişmelere yetişmekte zorlanıyor adeta…

Daha düne kadar, “… Kimler kimlerle beraber”di, şimdi de “Kimler kimlerle beraber” diye düşünmeden edemiyor insan.

Takdir edersiniz ki, çok hassas ve ‘Acaba’larla dolu olan bir konu…

Bu süreç uzadıkça, çeşitli provokasyonlara da açık olacaktır kanaatindeyim.

Burada tabii, DEM’in bu konu, bu süreç hakkındaki görüşleri, açıklamaları çok etkili olacaktır. İhtiyatlı iyimserlik içinde olanların kuşkularını artırabilir veya azaltabilir.

Daha yeni, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları tarafından, “…Ovada siyaset yapmak istiyorlar, eğer PKK’lılar geldikleri zaman tutuklanacaklarsa gelemezler…, PKK’dan silah bırakanlar için yasal düzenleme olmalı” minvalinde sözler söylendi.

Yine Öcalan’ın İmralı’dan çıkması konusunda, bir ısrarı olmadığı ama örgütün bu yönde bir talebi olduğu da dillendiriliyor…

Bu konuların daha önce konuşulup konuşulmadığını bilmiyoruz tabii. Konuşulmadıysa da konuşulacaktır hiç şüphesiz. Ama şu anda bunun zamanı ve yeri olmadığına inanıyorum ben de şahsen. Bu meseleye en sondan başlamak gibi bir şey olmuyor mu? Bundan önce eline silah almamış, dağa gitmemiş, silahlı eyleme katılmamış, terör örgütüne sadece yardım etmiş bir sürü insan var, değil mi? Buradan başlanması gerekmez mi?

İşte bunun için bir an önce komisyon kurulması gerekiyor. Bu mesele bir an önce TBMM’ye taşınmalı ve çalışmalarına ivedilikle başlamalı ki, meclis bu konuları görüşsün, tartışsın ve bir karara varılsın. Aslında bu konuya bazı siyasîler karşı dursa da, genel olarak komisyon fikri, birçok siyasî parti tarafından kabul görmüş durumda.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de,“Terörün kökünün kurutulması ve demokrasinin güçlenmesi için biz sonuna kadar varız” açıklamasında bulunarak, kurulacak komisyona da katkı vereceklerini söylüyor ama onun da bazı çekinceleri var tabii… Ama bu açıklamaları da kıymetli görüyorum.

Evet, bu süreçte önemli bir mesafe katedildi, ama daha çok mesafenin olduğu da görünüyor hiç şüphesiz.

Velhasıl; Gönül arzu eder ve ümit edilir ki, büyük çoğunluk tarafından ‘İhtiyatlı iyimserlik’ ile bakılan, çok kırılgan olan bu sürecin bir an önce başarıya ulaşması ve terörün Türkiye gündeminden tamamen kalkmasıdır.

Vakit kaybedilmeden gündemden çıkmalıdır ki, Türkiye enerjisini başka alanlara kaydırabilsin…

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ