Reklam
Reklam

BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ VE KEŞAN’A DAİR!..

BELEDİYECİLİK HİZMETLERİ VE KEŞAN’A DAİR!..
  • 30.01.2026
Reklam

Belediyecilik, bir insan hayatının her ânında olan, her ânına dokunan hizmet birimi olarak kabul görür. Belediyeler yol yapmak, çöp toplamak gibi hizmetlerinin yanı sıra, kapımızın dışındaki hayatın kalitesini belirler. Yaşam konforumuzu sağlayan hizmetlerdir, belediye hizmetleri. Yürüdüğümüz kaldırım, durup dinlendiğimiz, ‘biraz nefes alalım’ dediğimiz parkların temiz olması, akan suyun sürekliliği v.s., hep belediyelerin sorumluluğundadır. Bütün bu hizmetlerin yerine getirilmesi veya gerçekleştiril(e)memesi, kaliteli yaşayıp yaşayamadığımızı belirler. Onun içindir ki, belediyeler siyasî rekabetin tam ortasında yer alırlar. Siyasî partiler için güçlü bir hareket alanı sağladığı gibi en büyük vitrin görevi de görürler.

Ülkeyi yöneten bir hükûmetin aldığı kararlar, icraatlar halka bazen aylar sonra ulaşabiliyor ama belediyede öyle mi? Değil tabii ki. Bir belediyenin açtığı kreş, asfaltladığı yol, düzenlediği kaldırım v.s., vatandaşın yaşam kalitesini daha hemen ertesi gün yukarıya çeker. Hızlı bir etki söz konusu yani. Böyle olunca da bu ‘hızlı etki’ seçimlerde en hızlı bir şekilde karşılık bulan siyasî bir yatırımdır aynı zamanda.

‘YÜKSEK PERDE’DEN TEPKİ!

Bu arada belediyeler, gerçekleştirdiği hizmetlerini kuruluşları marifeti ile yerine getirirken yaşanacak menfî olayların, kamuoyunun vicdanını derinden yaralayacak istenmeyen davranışların hiç olmaması için azamî derecede gayret göstermelidir şüphesiz. Bu durum, sadece belediyelere bağlı kuruluşlarda mı geçerli olmalı? Tabii ki hayır. Bütün vakıf ve sivil toplum kuruluşları için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Meselâ, bildiğiniz gibi, bu ay içinde gündeme gelen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)’ne bağlı bir ‘çocuk etkinlik merkezinde‘ bir çocuğun darp ve istismar edildiği iddiaları var. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımızın konuya ilişkin oldukça sert ve kapsamlı açıklamalarını da duymuşsunuzdur. Bakan, bu vâkâda sadece ‘takipçisiyiz‘ demekle kalmamış; belediyeyi ‘sessiz kalmakla’, ‘personeli korumakla’ ve ‘yasal olmayan şekilde çocuk merkezi işletmekle‘ suçlamıştır. Bunlara gerekli cevaplar da muhatapları tarafından verilmiştir veya verilecektir kuşkusuz. Bakan’ın bu olaya ‘yüksek perdeden‘ olan tepkisinde bence hiçbir sorun yok. Böyle de olmalıdır zaten. Gördüğüm kadarıyla bazı siyasîler tarafından bazı itirazlar da olmuştur ama buradaki itiraz, Bakan’ın olaya ilişkin tepkisine değildir. İtiraz, daha önce de olduğu bilinen başka birkaç vakıfta veya kuruluşta bu tür veya buna benzer menfî durumlar karşısında, Bakanlık tarafından aynı ‘yüksek perde’den açıklamaların yapılmadığına yöneliktir.

KEŞAN’DA YÜRÜMEK ARTIK KOLAY!

Öte yandan, belediyecilik demişken, biraz da Keşan’dan bahsedelim isterseniz; Gazetecinin tarafsız olarak, halkı bilgilendirme görevinin öncelikli olduğu bilinciyle, kamuoyuna sadece yaşanan olumsuzlukları değil, yapılan güzel işleri, çalışmaları görmek, duyurmak gibi bir görevi de var tabii. Bu düşünceyle, özellikle yağan bir yağmur sonrası, Keşan’ın merkezindeki yani çarşısındaki cadde ve sokakların durumunu çok merak ediyordum. Gittim, gördüm. Geniş kaldırımlarda çok rahat bir şekilde yürüdüm, işlerimi hallettim. Kaldırımlarda ve yollarda su birikintisi yoktu. Yürürken bastığım kaldırım taşlarının altından üzerime su sıçramadı meselâ. Esnafın da kaldırımları vitrin veya ikinci bir şube gibi kullandığını görmedim. ‘İnşallah bu yağışlı havalardan dolayı böyle değildir’ diye de düşünmeden edemedim. Çok uzun zamandır böyle rahat yürümemiştim Keşan’da. Şimdi de Uğur Mumcu Caddesi’nde hummalı bir çalışma yürütülüyor. Şüphe yok ki, tamamlanınca güzel olacaktır.

Mutlaka, yapılan işlerde bazı eksikler, aksaklıklar hatta ve hatta yanlışlar da olmuş olabilir ama genel olarak bende ‘güzel işler başarılmış‘ diye bir kanaat oluştu şahsen. Yapılan hizmetler takdir edilmeli. Koruyup kollamak, temiz tutmak da esnaflara ve Keşan’da yaşayan vatandaşlara düşüyor.

Bu arada, Belediye Başkanı Opr. Dr. Mehmet Özcan’ın seçim çalışmalarında, “Nasıl Çok Amaçlı Pazaryeri’ni biz yaptıysak üstünü de biz kapatırız” minvalindeki sözlerini de unutmuş değilim. Bu pazaryerinin üstünün hâlâ kapatılmamış olması hiç yakışmıyor Keşan’a. Keşanlı da bunu haketmiyor.

Ümit ve temenni ederim ki, Başkan ve arkadaşları en yakın zamanda bu vaadini de gerçekleştirir, vesselâm.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ