‘BUTİK’ DÜĞÜNLER REVAÇTA!

Yaşadığımız yaz mevsimi ile birlikte, düğün sezonuna da girdik tabii. Bu hafta sonunda okulların da tatile girmesi ile birlikte sünnet düğünlerinde de artış olacağı aşikâr.
Sizin de dikkatinizi çekmiştir; son yıllarda o büyük katılımlı, kalabalık kapalı spor salonlarını andıran şaşaalı geleneksel düğünlerin dönemi artık yerini çok daha sade, daha dar kapsamlı samimî ‘butik‘ organizasyonlara bırakıyor. Büyük bir artış yaşanıyor bu organizasyonlarda. Yani düğünlerde görmeye alıştığımız o kalabalık ‘halay çekme’ görüntüleri çok azaldı, değil mi? Artık biz bu görüntüleri, Trakya’mızda büyük bir yükseliş gösteren ‘Şalvar Geceleri‘nde görebiliyoruz. Yalnız burada bu lâfları ederken, köy düğünlerini ayrı tutmak ve bir kenara koymak istiyorum…
EKONOMİK VE KÜLTÜREL BİR DÖNÜŞÜM VAR
Baktığın zaman, bu ‘butik’ düğün organizasyonları öyle geçici bir trend gibi durmuyor. Çok belli ki bu; ekonomik, toplumsal ve kültürel bir dönüşümün sonucudur. Bir başka deyişle, böyle şatafatlı düğünlerden butik kutlamalara yönelişin bazı sebepleri var illâ ki.
En kaçınılmaz sebep olarak ekonomiyi gösterebiliriz rahatlıkla. Salon kiraları, süslemeler ve diğer organizasyon kalemlerinin oluşturduğu maliyetler ciddî seviyelere ulaşmış durumda. Yeni evlenen çiftler, sadece ‘el-âlem ne der?‘ veya ‘hatır-gönül‘ için tanımadıkları yüzlerce kişiye masraf yapmak yerine, bütçelerini daha mantıklı kullanmayı seçiyorlar.
Eski büyük düğünler, bir nevî toplumsal gövde gösterisi gibiydi. Ancak günümüzde, bireysellik ön plâna çıkmış durumda. Özellikle son yıllarda insanlar, hayatlarının bu en güzel gününü sadece hayatlarına dokunan, gerçekten mutluluğunu paylaşmak istedikleri çekirdek diyebileceğimiz bir çevre ile geçirmeyi düşünüyor ve öyle hareket ediyor.
Bir de; eskiden düğünün başarısı ve güzelliği katılımcı sayısına göre değerlendirilirdi. Katılımcı sayısı çok yüksek ise ‘Çok güzel düğün oldu’ deniyordu. (Hâlâ diyenler var tabii ama azalıyor) Şimdi ise çiftler, dâvetli sayısını az tutup organizasyonun kalitesini artırmanın peşinde. Meselâ, 700-800 veya 1000 kişi ve ötesi katılımcılara kalitesiz bir düğün menüsü sunmak yerine, 150-250 kişilik bir dâvetliye gurme lezzetler ikram etmek hedefleniyor.
Bir başkası; şimdilerde sıradan bir düğün salonu yerine, sahil kenarı (Örnek olarak, İstanbul Boğazı’ndaki bir mekân v.s.) tarihî bir yer, güzel bir bahçe veya şık bir restoran tercih ediliyor.
NİCELİK YERİNİ NİTELİĞE BIRAKTI
O eski geniş katılımlı düğünlerde, saatlerce süren takı protokolleri, pasta kesimi v.s., yapılırdı. Hepsi klişe formattı bunlar. Âdeta bitmek bilmeyen o takı kuyrukları… 5 saatlik bir zaman diliminde gerçekleşecek düğünün, 3-4 saati böyle geçiyordu. Şimdiki gençler sıkıldı bunlardan. Butik düğünler, daha bir özgürlük alanı tanıyor gençlere. Daha özel ve güzel bir eğlence, belki de sadece bir nikâh ardından şık bir akşam yemeği veya ‘after party‘ dedikleri konsept, klasik bir düğün organizasyonundan çok daha modern ve eğlenceli bulunuyor. Artık, yeni nesil butik düğünlerde bu merasim havasının tamamen kırıldığını görüyoruz. Takı işi, giriş masasına konulan zarif bir sandıkla çözülüyor. Hatta ve hatta, dâvetiyelere kibarca hesap numaraları eklendiğini duymak da kulağa hoş geliyor hakikaten. Dolayısıyla, şimdi artık düğünden sonra, ‘çok güzel düğündü’ denmesinin sebebi, kalabalık olması değil, ‘her şey çok şıktı, yemekler doyurucu ve lezzetliydi ve hepimiz çok eğlendik’ denmesidir. Başarı ölçüsü, ‘herkesi çağırmak’tan, ‘herkesle iyi ilgilenebilmek’ noktasına dönmüş durumda.
Değişen zamanla birlikte ‘güzel düğün‘ tanımının çok daha anlamlı bir hal aldığı kanaatindeyim ben de şahsen. Günümüzün ekonomik şartları ve değişen sosyolojik yapısı, düğünleri bir ‘toplumsal görev’ olmaktan çıkarıp, çiftlerin mutluluklarını paylaştığı samimî bir kutlamaya dönüştürdü. Yani ‘nicelik yerini niteliğe bıraktı‘ diyebiliriz, vesselâm.
MUTLULUKLAR DİLERİM!
Bu arada, geçtiğimiz hafta sonu Cumartesi günü, güzel yeğenim Melisa ve Ahmet Burak‘ın nikâh törenlerine katılma şansım oldu. Yukarıdaki bahse konu olan ‘butik düğün’ tarzındaki organizasyona beni de dâvet ettikleri için teşekkür ediyorum. Onların yüzlerindeki gülümsemelere, mutluluklarına şahitlik etmek beni de ziyadesiyle memnun etti. Yeni evli çiftleri cân-ı gönülden tebrik eder, mutluluklarının daim olmasını dilerim.











































