Reklam
Reklam

CUMHURİYET COŞKUSU VE KURULTAY’DAN BEKLENTİM…

Ulaş Demiray
Ulaş Demiray
  • 31.10.2023

Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladık. Tüm ülkeyi bayraklarla donatarak kitlesel danslar, halk oyunları, söyleşiler, fener alayları ışık gösterileri ve benzeri çeşitli etkinlikler düzenleyerek cumhuriyete sahip çıkmaya ve bu coşkuyu ayakta tutmaya çalıştık. Hepimizi gururlandıran müthiş bir atmosfer yarattık. İzledikçe kendi gücümüze kendimiz bile şaştık. Anıtkabir’de bir kısım paralı cüceler “Her yer Recep Tayyip Erdoğan” diye yırtınsa da her yerin Atatürk olduğunu, her yerin Cumhuriyet olduğunu, Sn. Tayyip Erdoğan’ın bile Cumhuriyet’i kuran Atatürk’ün sayesinde var olduğunu kanıtladık…

Yeterli mi? Hayır… Cumhuriyeti çağdaş hukuk ve çağdaş demokrasi ile taçlandırmadıkça bunca emek ve coşku neye yarar…?

***

22 yılı aşkın AKP iktidarının bu ülkede istemeyerek de olsa yarattığı önemli iki iklim değişikliği var. Bunlardan birisi hangi boyutlara vardığını bu bayramda bir kez daha yaşayıp gördüğümüz çığ gibi büyüyen Atatürk sevgisi, cumhuriyete bağlılık duygusu… AKP iktidarının, resmi bayram günleri konusundaki ilgisizliği ve devlet törenlerinin sadece yasak savma niteliğinde kutlanılmak istenmesi sonrasında, halkın sahip çıkması ile bu bayramlar çok daha coşkulu, çok daha yaratıcı, çok daha katılımcı bir şekilde kutlanılmaktadır. Halk seyirci olmaktan çıkmış ve sahaya inmiştir. Sonuçta resmi bayramlar milletin bayramı olarak daha önemli bir nitelik ve güzellik kazanmıştır.

***

AKP iktidarının yine istemeyerek de olsa yarattığı diğer iklim dinle ilgilidir. AKP iktidarının dindar gençlik yaratmak, ülkeyi daha çok dini kurallara bağlı olarak yönetmek konusundaki gayretleri, cemaatlerin ticari açıdan palazlanmasına yararı olsa da bu çabaların gençler, gerçek Müslümanlar ve ilgili, ilgisiz kitleler tarafından sorgulanması sonucunu yaratmıştır. İslamiyet konusunda ortaya atılan ve bu yıllara kadar hiç tartışmaya gerek duyulmayan dini dayatma ve kurallar tartışma konusu olmuştur. Yani bu tartışmalar sonunda İslamiyet gerçek kurallarına doğru evrilmeye ve dindar ile dinci arasındaki fark apaçık ortaya çıkmaya başlamıştır. İmam Hatip Okullarında eğitilmiş gençlerin ataist ve deist yönelimleri, türbanlı kadınların gözle görülür bir şekilde azalması AKP yetkililerini ve AKP yanlısı yazarları bile endişelendirecek noktaya getirmiştir.

Kısacası halkımız “Büyüklerimiz, partilerimiz, devletimiz bilir” kolaycılığından kurtulma yolundadır. Sorgulamayı ve kendisine dayatılanı değil, doğruları öne çıkarmayı öğrenerek, hiçbir kişinin, hiçbir siyasi partinin, hiçbir feodal ilişkinin kendisine hükmetmesine izin vermeme yolunda önemli bir mesafe kaydetmiştir.

***

Konuyla ne kadar ilintisi var bilmem ama önümüzdeki CHP Kurultayı’nda da, parti ağalarının tüm çabalarına, baskılarına rağmen Kurultay Delegeleri’nin halkın genel beklentileri doğrultusunda gerekli değerlendirmeleri yaparak olması gerekeni mutlaka yapacaklarına inanmak istiyorum.

Kendi özel düşünceme göre Sn. Kılıçdaroğlu’nun da aynı sorgulamaları yaparak halkın, seçmenin sesine kulak verip, kaşarlanmış parti ağalarının oyununa gelmemek için adaylıktan çekildiğini açıklaması en sağlıklı yol olacaktır.

Bu beklentim Kılıçdaroğlu karşıtlığı değildir. Yaklaşan seçimlerde başarı bekleniyorsa aklın yolu budur..

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ