Reklam
Reklam

YUVARLANDI GİTTİ KOCAMAN KARPUZ!..

YUVARLANDI GİTTİ KOCAMAN KARPUZ!..
  • 08.08.2026
Reklam

Yaz aylarının en sıcak günlerini yaşıyoruz. İmkânı olanlar, o şansı yakalayanlar, kendilerini tatil beldelerine çoktan attılar ve denizin, havuzun kumun v.s., tadını çıkarıyorlar, keyfini yaşıyorlar.  Ne mutlu onlara… Benim gibi şehirde (kalmayı tercih eden demeyelim de ona) kalmaktan başka seçeneği bulunmayanların günübirlik de olsa, şehrin gürültüsünden patırtısından uzaklaşacakları (havuz, deniz olmasa da) bir ağaç gölgesi altında oturup serinleyecekleri yani piknik yapabilecekleri yerler de var Allah’tan.

Bursa’da yaşayanların sıkça tercih ettiği, işletme ve yönetiminin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığı Atatürk Kent Ormanı var. Gördüğüm kadarıyla güzel işletilen yerlerden biri burası. Her ihtimale karşı, yangına anında müdahale için bir itfaiye aracını da hazır bekletiyorlar.

İki hafta önce buradaydık. Bir barbekü ve masanın etrafında yerimizi aldık. Erken gitmemiz iyi oldu ki, yer bulabildik. Yan tarafımıza başka bir aile geldi. Kalabalık bir aile. Bir hanımefendi, yanında getirdikleri karpuzu poşetinden çıkarırken, elinden sıyrıldı karpuz. Yer eğimli olduğu için yuvarlana yuvarlana aşağıya gitti. Giderken de sağdaki-soldaki veya önündeki engellere çarparak parçalandı. Bir beyefendi de peşinden koştu karpuzun ama nafile. Nereden baksan, 4’te 3’ü gitmişti karpuzun. Sadece elinde bir parça ile geldi aşağıdan yukarıya ve eşi olduğunu tahmin ettiğimiz hanımefendiye, ‘buyur, kalan bu‘ dedi. Gitti güzelim, kocaman karpuz.

Olayı seyredince yani şahit olunca ne yalan söyleyeyim, iki şey geldi aklıma. Bir tanesi; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’ydi. Neyse ki, ‘CHP de parçalandı ama büyük çoğunluğu yeni bir partide buluştu‘ dedim, kendi kendime. Şimdilerde yeni ilçe, il örgütlerini oluşturmakla meşguller. Harıl harıl bir çalışma var tabii. Ne diyelim? Memleketimize hayırlı-uğurlu olsun kurulan ‘Yeni Parti‘… İşlerinin hiç kolay olmadığı da görülüyor diğer taraftan. Onlar da bunun farkında olarak kendileri ifade ediyor zaten. Yeni Parti‘nin daha Meclis’teki ilk grup toplantısının akşamında, Genel Başkan’ı ve bir milletvekili hakkında ayrı ayrı fezleke düzenlendiği ve Adalet Bakanlığı’na gönderildiği haberini, son dakika olarak geçti haber kanalları.

BAŞ DÖNDÜRÜCÜ HABER TRAFİĞİ

İkinci aklıma gelen ise; ülkemizdeki enflasyondu. Geçtiğimiz günlerde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Temmuz ayı enflasyon verileri açıklandı. Haber kanallarında yeterince konuşuldu mu? Ben konuşulmadığı veya konuşulamadığı kanaatindeyim. Haber hiyerarşisine göre en sonlara kaldı bu konu maalesef. Türkiye’de o kadar çok haber konusu oluyor k; haberciler, yorumcular yetişmekte zorlanıyor. Baş döndürücü hakikatten. Bakıyorsunuz, gündemi meşgul eden çok önemli bir konu tartışılıyor bir haber kanalında. Daha tartışma bitmeden, başka bir konuya geçemeden bir son dakika haberi. Yeni bir haber yani. Yeni bir gelişme. Konuşulmasını beklediğiniz konu, meselâ bahsini ettiğimiz enflasyon verileri, önlenemeyen gıda enflasyonu, geçim derdi v.s., ne yazık ki, en sonlara kalıyor ve vakit kalmadığı için konuşulamıyor veyahut çok kısa bir şekilde üzerinden geçiliyor.

ENFLASYON BİLDİĞİNİZ GİBİ!..

Bu vesile ile, biraz bu konudan yani açıklanan enflasyon rakamlarından bahsedelim isterseniz: TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre, aylık enflasyon % 1,78 iken yıllık enflasyon ise % 31,75 oldu. Öne çıkan harcama gruplarına baktığımızda; konut, su, elektrik ve gazda % 40,32. Gıda ve alkolsüz içeceklerde ise % 37,53. Ulaştırma % 30,83 olurken, Temmuz 2026 yasal kira artış tavan oranı % 31,90 olarak belirlendi.

Bir önceki ay olan Haziran 2026’da yıllık enflasyon % 32,11 olmuştu. Temmuz ayında sınırlı da olsa gerileyerek % 31,75 seviyesine inmiş görünüyor. Aslında burada gıda tarafındaki tablo, çok dikkat çekici. Bu tablo, genel enflasyon görünümünün üstünde seyretmeye devam ediyor maalesef. Gıda enflasyonunun bir türlü önüne geçilemiyor. Yukarıda da belirttiğim gibi yıllık gıda enflasyonu % 37,53. Yani bu da bize, mutfaktaki yangının devam ettiğini söylüyor. Temel yaşam maliyeti (gıda ve beslenme masrafları) genel fiyat artışlarından daha hızlı yükseliyor. Bu hiç de normal bir durum değil. Çünkü Temmuz ayı normal şartlarda taze meyve ve sebzenin bol olduğu bir dönemdir. Bu bolluk nedeniyle gıda fiyatlarında düşüş beklenmesi kadar doğal bir şey yoktur ama öyle değil işte. ‘Sebebi nedir?‘ diye baktığımızda ise, yine ‘gübre, mazot, sulama ve lojistik giderlerdeki artışlar‘ gibi laflar dillendiriliyor.

ALIM GÜCÜNDEKİ DÜŞÜŞ SÜRÜYOR

Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yine umutlu konuştu: Program sayesinde, hane halkı ve reel sektörün orta vadeli enflasyon beklentilerindeki düşüşün devam ettiğini ve dezenflasyon sürecinin önümüzdeki dönemde daha net hissedileceğini ifade etti. Temenni ederiz ki öyle olsun ama şu gerçekler de unutulmasın: Yılbaşından itibaren yani 7 aylık enflasyon, % 19,86. TÜİK söylüyor bunu. Ara zam alamayan asgarî ücretlinin 7 aydaki kaybı 5 bin 500 liraya çıkmış durumda. Başka bir deyişle, 28 bin 75 lira alan asgarî ücretlinin alım gücü, 22 bin 500 liraya düştü. Emeklide tablo farklı mı? Pek de bir farkı yok. En düşük emekli maaşındaki 7 aylık erime, 3 bin 972 lira. Temmuz ayında verilen zammın 3 bin 552 lira olduğu düşünüldüğünde, 7 aylık erime verilen zamdan fazla olmuş oluyor. Böylece 23 bin 552 lira alan bir emeklinin alım gücü de 19.580 liraya inmiş durumda…

Bu arada, yuvarlanıp parçalanan o karpuzda kaldı, benim aklım. Yazık oldu kocaman karpuza. Piknikteki komşularımız, kalan o bir parça ile yetinmek zorunda kaldılar, vesselâm.

 

 

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ