YANLIŞ YERE ÖFKELENMEK

Çok öfkeli bir toplum olduk son 20 yıldır. İstatistiklerde sanırım yine en kötü son 4-5 ülkeden biri olduk. Nasıl olmayalım ki? Neyimiz doğru gidiyor? Anti depresyon kullanımında en kötü 2 ülkeden biri olmuşuz.
Ancak bir sorun var arkadaş. Biz neden birbirimize öfkeleniyoruz?
Hatalı sollayana bas sinkafı, zam yapan esnafa ver zılgıtı, etiket değiştirmede dünyanın en hızlı marketlere ver kalayı, yeterli muayene zamanını ayırmayan doktora kız, 6 aydan evvel hasta randevusu vermeyen sisteme bozuk çal ,suya doğalgaza, elektriğe akaryakıta zammın acısını pompacıdan çıkar…
Peki suçlu kim? Suçlu tüm bunları yaşayan bizler miyiz ki birbirimize kızıp duruyoruz? Ve öfkelenmek öfke patlamaları yaşamak neden?
Neden sorunun kaynağına inmiyoruz da birbirimize patlıyoruz?
65 milyon insan milli gelirin yarısını ancak alıyor. Milli gelirin %25’ini 5 milyon insan alıyor oda nüfusun % 4-5’i, geri kalan %15’lik kesimde çok rahat yaşayan üst tabaka. 65 milyon insanın geliri açlık sınırının altında. Bunların ancak daha evvel birikimi olanlar az biraz rahat. Birikimi olmayanlar sefilliğin içine itildi.
Kızıyoruz, öfkeleniyoruz ama öfkemizi birbirimizden çıkarıyoruz. İşte bu yanlış. Öfkemizi içimizde tutup kendimize rahatlama alanları yaratmalıyız. Tenhalarda bağırmalıyız mesela, bol yürümeliyiz, eski günleri yad etmeliyiz mesela, mesela haksızlık yapanlara bir dolu küfretmeliyiz içimizden. Hırsızlara soygunculara talancılara kulak arkasından fısıldamalıyız.
Meydanlara çıkmalıyız mesela. Demokrasi sınırları içinde gümbür gümbür olmalıyız. Anayasadan kaynaklanan ve gasp edilmeye çalışılan tüm haklarımızı savunmalıyız. Önümüze engeller çıkaracaklar, korkmayacağız. Bu ülke kurulurken de vardı engeller şimdi de var. Öfkemizi, öfke yaratanların üzerine yoğunlaştırmalıyız.
Sorun nerde ise o sorunun üzerine gitmeliyiz. Bizi birbirimize kırdırdılar hep. Şimdi artık doğruyu görmeliyiz.
”demiri demirle dövdüler / biri sıcak biri soğuktu
insanı insanla kırdılar / biri aç biri toktu”
Ne güzel bir diyalektik tahlil değil mi? Ozan böyle demiş yıllar önce.
Unutmayalım ki öfke insani bir duygudur. Utanmamalıyız ama nasıl kontrol edeceğimizi bilmeli ya da öğrenmeliyiz.
Ve en doğrusu öfkelenmemize neden olan ekonomik sorunları yaratanların siyaseten adaleti hukuku nasıl çiğnediklerini görüp öfkemizi doğru ve yasal alanlarda kullanmayız.
İnsanız ve insani değerler taşıyoruz. Bizler iyi insanlarız ve asla iyilikten doğrudan ve insana saygıdan vazgeçmeyeceğiz.
Ne demişti şair; ”dörtnala gelip uzak asyadan / akdenize bir mızrak başı gibi uzanan / bu memleket bizim. kapansın el kapıları ,bir daha açılmasın /yok edin insanın insana kulluğunu/ bu hasret bizim, bir ağaç gibi tek ve hür/ ve bir orman gibi kardeşçesine/ bu davet bizim”
Bizim dostlar hepsi bizim… Kardeşlik de dostluk da hasret de.









































