‘DEVLET’TEN KİRALIK ARAZİ!

Son yıllarda gündemde olan bir konu var ülkemizde. Boş bırakılan, ekilmeyen veya âtıl durumdaki tarım arazilerinin devlet tarafından kiralanması.
Haber kanallarında duyurusu yapılıyor bu konunun. Geçenlerde kesaninnesesi.com’da, bir başka deyişle, Neşe’de de (Keşan’a gittiğimde karşılaştığım bir arkadaşım, “Neşe’de yazını gördüm” dedi de, çok hoşuma gitmişti bu ifade. Ben de öyle demiş olayım.) duyurusu ve başvuru tarihleri vardı.
Bugün size, biraz bu konudan bahsetmek istiyorum.
Hazine’ye ait veya devlet tüzel kişiliğine ait olan tarım arazileri, zaten kiraya çıkarılıyor da, mülkiyeti şahısların üzerinde görünüp üst üste iki yıl işlenmeyen yani ekilmeyen, dikilmeyen tarım arazilerinin devlet tarafından kiraya çıkarılması, burada sözünü ettiğimiz konu.
Bu kiralama mevzuu, il ve ilçe müdürlüklerinde oluşturulan Arazi Tespit Komisyonu tarafından belirleniyor. Komisyon, köy-kırsal mahallelerde araziyi inceliyor ve ada-parsel bazlı listeler çıkarıyor. Üst üste iki yıl işlenmeyen araziler, kesin listeye girdikten sonra, 5 yıl süreyle kiraya veriliyor.
Kiralama önceliği var tabii ki. Öncelik köydeki, mahalledeki çiftçilere. En son dışarıdan talep edenlere veriliyor.
Kiraya çıkarılan araziler, genellikle arsa olmayıp, tarım yapılabilecek tarla arazileri oluyor.
GÜNCEL BİLGİLERİ TAKİP EDİN!
Hazırlanan listelerin tam metni ve detaylı bilgileri, genellikle İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün resmî web sitesinde yayınlanıyor.
Mesela siz, Edirne’de kiralık arazileri görmek istiyorsunuz. Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün resmî web sitesini ziyaret ederek veya doğrudan iletişime geçerek en güncel ve detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Diyelim ki, şehirde çalıştınız yıllarca. Emekli olup köyünüze döndünüz. Sağlığınız da yerinde. Tarım işi ile uğraşmak istiyorsunuz ama araziniz yok. (Kendi arazisi olmayan çiftçiler de bu arazileri kiralamak için başvuru yapabilir.) Veya atadan kalma 3-5 dönüm araziniz var ama yanına da biraz daha kiralık arazi olsun istiyorsunuz. Yayınlanan arazi listelerini takip edip kiralayarak, siz de tarla işleyebilirsiniz.
Bunun da bazı şartları var tabii; Öncelikle sizin Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olmalısınız. Eğer kaydınız yoksa, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü’nden kaydınızı yaptırmanız gerekiyor. Duyuruları takip ederek, kiralama şartları, kira bedelleri ve arazi listeleri hakkında, en güncel bilgileri takip etmelisiniz. Bunun için, yukarıda da belirttiğim gibi ilgili müdürlüklerle iletişim halinde olmalısınız.
MEŞAKKATLİ BİR İŞ!
Ama bu işe girmeden önce, bir çiftçi çocuğu olarak, (Daha önce bu işin içinde olmayanlar için söylüyorum) iyi düşünün derim. Çiftçiliğin ne kadar meşakkatli, yoğun emek isteyen (Her ne kadar makineleşme yaygınlaşsa da) aynı zamanda stresli bir iş olduğunu, çok iyi bilenlerdenim. Hele hele traktörünüz ve gerekli âlet-edavatınız yoksa, sizin işiniz ‘Zor’ demektir.
Baktığın zaman, bu tür kiralık yerler, daha çok Anadolu’da, doğu illerinde bulunabiliyor.
Hiç unutmuyorum; Yıllar önce, mesai birlikteliği yaptığımız bir arkadaşım vardı. Sivas’lıydı kendisi. Babasının 300 dönüm toprağı olduğundan bahsetmişti. ‘Niye o toprakları çalışmadın da burada kuru bir maaşa razı oldun?’ dedim de, ‘Sizin kaç dönüm toprağınız var?’ dedi. ‘En fazla 60-70 dönümdür’ dediğimde ise ‘Gel değişelim toprakları’ demişti bana…
Marmara’da ve hele hele Trakya’da kiralık tarla bulmanız zor zaten. Çünkü Trakya’nın toprakları verimli. Evet, ekim-dikim maliyetlerinden ve son yıllarda yaşanan sıcaklık ve kuraklıklardan dolayı, bu verimli topraklardan istenen netice alınamadığı da bir gerçek. Buna rağmen Trakya çiftçisi (Zararına da olsa) toprağını boş bırakmıyor, ekiyor-dikiyor. Ben bunu, ‘Takdire şayan’ olarak görüyorum şahsen.
Kiraya vermek isteyenler de, verenler de oluyor tabii. Onlar da sağlık sorunlarından veya başka bazı nedenlerden dolayıdır, hiç şüphesiz.
Bu arada tarla sahipleri açısından, durum fena sayılmaz aslında. Çünkü devlet, rayiç bedele göre kirasını tarla sahibine veriyor.
Netice itibarıyla, burada hedeflenen, arazilerin üretime kazandırılması, gıda arz güvenliğinin korunması ve çiftçilerin desteklenmesi olduğu apaçık ortada.
Gönül arzu eder ki, başarılı olunsun. Ama çok da başarılı olunacağı kanaatinde değilim ben şahsen. Kısmen belki…
DEVLET ‘SÜBVANSE’ ETMELİ!
Başarılı olmak için, desteğin daha fazla arttırılması, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, özellikle temel girdi maliyetlerinin aşağıya, daha da aşağıya çekilmesi gerekir.
Meselâ mazot fiyatları en önemlisi belki de. Devletin ‘Sübvanse’ etmesi, (Bildiğim kadarıyla zaten mazot ve gübre desteği veriliyor ama yeterli değil) üretimin maliyetini düşürme adına kaçınılmaz olduğu kanaatindeyim. Bu kadar yüksek maliyetlerle, (İklim değişiklikleri ve yüksek sıcaklıkların da olduğunu gözönünde bulundurarak) çiftçinin iyi kazanmasının zor olduğu çok âşikâr.















































