EDİRNE-İPSALA OVASINI ESARETTEN KURTARMAK…
10-15 kişi zengin olacak diye, sadece Edirne’de 500 bin dönüm arazide çeltik üretiminden vazgeçilemiyor. Toprak susuz kalıyor, tuzlanıyor, anızlar yakılarak bereketi yok ediliyor ama bu tuzu kuru çeltikçilerin devlet eliyle korunup kollanılmasından vazgeçilmiyor. Aydınlar, bürokratlar ve ziraatçılar suskun. Hangi terör örgütü ülkemin topraklarına bu kadar zarar verir? Bazı yerlerde yer altı suları ile sürdürülerek elde edilen kazancın yanında ülkenin zararını hesap eden var mı? Örneğin Enez Sahili’ndeki susuzluğun nedeni bu yer altı sularının çeltik tarımı için tüketilmesi olduğunu düşünmek, bilmek çok mu yanlış? Yenice köyü bile susuzluk çekiyorsa bu hoyrat kullanıma ‘Dur!’ denemeyecek mi?

***
Çeltikçiler susuz kalmışlar; şimdi tüm devlet erkanı bu soruna çare arıyor. Çeltikçiler umarım gözlerini yine Gala Gölü’ne dikmemişlerdir. Yoksa 1993’deki utanmazca uygulama yine gündeme gelirse aynı doğal faciayı yaşayabiliriz. Aradan 30 yıl geçti; o dönemde çeltikler susuz kalınca, gözlerini Gala Gölü’ne diken ve Gölün suyunu ana yatağına kadar boşaltan çeltikçiler nedeniyle yılan balığı dahil pek çok balık artık yok.
***
Zaman zaman Meriç Nehri’nde akış azaldığı için denizden geriye su geri tepiyor. Yani tuzlu su… Yani kullanılırsa araziyi daha de çoraklaştıracak bir su… Çeltik tarımında böylesine plansız, hoyratça kullanımda ısrarı anlamak çok güç… 500 bin dönüm araziyi Meriç Nehri beslemek zorunda mı? Kısmen de olsa daha az su ile daha karlı, daha emek yoğun tarıma dönülemez mi?
İpsala pirinci birinciymiş… Kendinizi aldatmayın.. İpsala pirinci Meriç ve Ergene nehirlerinin kansorejen kimyasalları ile sulanıyor. Ülke ve dünya piyasasında da bir önceliği, olumlu bir farklılığı falan da yok..
***
Ne yapılabilir? Öncelikle Meriç Nehri’nin debisinin en kötü zamanlarında bile yetecek kadar alana çeltik ekimi için izin vermek gerekir. Yani çeltik alanları daraltılmalıdır. Alternatif tarım üretimleri teşvik edilmelidir.. Çeltik alanlarını yerleşim yerlerinden en az 5-6 km öteye çekmek, çeltik alanlarının, orası, burası derken daha da fazla genişletilmesine dur demek, Çeltik Komisyonlarını kaldırarak alayişli, gösterişli harcamalara son vermek, bu yolla birilerine maaşlar, ödenekler vererek sistemi ve Çeltik Ağalarını ayakta tutmaktan vazgeçmek gerekir.. 500 bin dönümü aşan Edirne-İpsala Ovasını esaretten kurtarmak ancak böyle mümkün olur.

***
Biliyorum, ne dersek diyelim, hangi makamın sahibi olursanız olun hiçbir şey yapamazsınız… Havaya bakıp ıslık çalmaya devam edersiniz.. Anız yakılmayacak diye fermanlar yayınlarsınız ama en sonunda araya Fatma Aksal ve diğer siyasetçiler girer, “Ağalar kızacak, küsecek” diye CHP örgütünün eski ve yeni milletvekillerinin de sesi çıkmaz, hatta alkışlamaya devam ederler… Sonuçta İt ürür, kervan yürür…
***
İnsafınız varsa, vicdanınız varsa, kafanız çalışıyorsa, tehlikenin farkında iseniz, namuslu insanlarsanız hiç yoksa, derhal, bu yıldan itibaren yer altı suları ile çeltik üretimi kepazeliğine, ihanetine son verin..
- AKTAN TRAKYA’NIN GURURU İDİ… - 16 Nisan 2026
- UŞAK BELEDİYE BAŞKANINI ÖNERENLER KİM? - 2 Nisan 2026
- EDİRNE ADAY ADAYLARINA ÇAĞRI - 28 Mart 2026
- RAMAZANDA “LALE DEVRİ”Nİ YAŞADIK.. - 22 Mart 2026
- ÖMER GÜNEL TUTUKLANMMIŞ… ŞAŞIRDIK MI? - 19 Mart 2026
- KADIN EMEĞİ KOOPERATİFLERİ VE BADEMLER KÖYÜ GEZİMİZ… - 14 Mart 2026
- WELCOME THE RAMAZAN… - 21 Şubat 2026
- YILMAZ ÖZDİL VE KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANI - 11 Şubat 2026
- MAHALLE ÇETELERİ ESKİDEN DE VARDI… - 2 Şubat 2026
- ÇELTİK TARIMININ GETİRİSİ KADAR GÖTÜRÜSÜ DE VAR… - 27 Ocak 2026

























