‘HER 4 GENÇTEN BİRİ NE EĞİTİMDE NE İSTİHDAM DA’

Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin, üretime veya hizmet sektörüne katıl(a)maması gibi bir dertleri, problemleri olduğu aşikâr hiç şüphesiz.
Yazıma böyle olumsuz bir cümle ile başlamak istemezdim ama vaziyet bunu gösteriyor maalesef.
Gençler işlerini, mesleklerini sevgiyle ve azimle yapmak için istihdama katılmak istiyor. Burada bir sorun yok fakat aşmaları gereken bazı sorunlar çıkıyor karşılarına. Özellikle büyük şehirlerdeki ‘Barınma problemleri’ tabii ki, onların da karşısına duvar gibi dikiliyor.
Geçtiğimiz günlerde, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM)’nin ‘Genç kuşakta ne eğitimde ne istihdamda olanların çok boyutlu analizi (NEET)’ adlı bir kapsamlı çalışma yayınlandı. BETAM, araştırmaya gençlerin istihdamı ile birlikte eğitimi de katarak, Türkiye’deki 15-24 yaş grubundaki her dört gençten birinin ne eğitimde ne de istihdamda olmadığı sonucuna varmış. Yani yaklaşık 2,3 milyon genç NEET konumunda. İlginç tarafı, bu gençlerin yalnızca % 27’sinin aktif olarak iş aradığı görülüyor. Burdan da anlaşılıyor ki, büyük çoğunluk, % 73 iş aramaktan tamamen vazgeçmiş durumda, yani işgücüne dahil değil. Evde diyebiliriz.
Kadın NEET’lerin erkeklerden iki kat daha fazla olduğu sonucuna varılmış. ‘Niçin işgücüne katılamıyor‘ diye bakıldığında ise, büyük bölümünün ev işleri, çocuk veya yaşlı bakımı gibi nedenler sıralanıyor.
Yine araştırmaya göre, üniversite mezunu NEET oranı düşük olmasına rağmen son yıllarda, yükseköğretimden mezun işsizlerin oranında artış olduğu gözlemlenmiş. NEET oranı, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde daha yüksek. Büyükşehirlerde oran görece düşük olsa da ‘İş aramama eğilimi’nin daha fazla olduğu sonucuna varılmış.
Araştırmada varılan bir başka sonuç ise, hane gelir düzeyi düştükçe, NEET olasılığının arttığı ve NEET gençlerin ailelerinde çoğunlukla düşük eğitimli ebeveynler ve güvencesiz işlerde çalışan bireyler bulunduğu görülmüş.
BETAM, yaptığı bu çalışmadan sonra, bazı önerilerde de bulunuyor.
Meselâ, ‘Gençlerin iş arama motivasyonlarını güçlendirecek kariyer programları uygulanmalı. Kadın NEET’ler için çocuk bakım destekleri ve esnek çalışma modelleri artırılmalı’ diyor. Ayrıca, ‘Bölgesel istihdam teşvikleri daha da artırılmalı ve eğitim sistemi ile işgücü piyasası arasındaki uyumsuzluk azaltılmalı’ gibi tavsiyelerde bulunuluyor.
Bütün bunların yanısıra, yukarıda da belirttiğim gibi, özellikle büyükşehirlerdeki ‘Barınma problemi’ gençleri evde oturmaya zorlayan etkenlerden biri ve en büyüğü belki de.
Şimdi çok basit bir örnekle açıklamaya çalışalım isterseniz; Diyelim ki, genç bir kardeşimiz, mesleğini icra etmek için yani iş hayatına atılabilmek için sanayi ve hizmet sektörünün yoğun olduğu mega kent İstanbul’a veya başka bir büyük şehire geldi. İlk çözmesi gereken, ‘Barınma’ meselesidir. Ev kiralarının 25-30 bin TL’den başladığını gördüğünde ve asgari ücretin 22 bin 104 lira olduğunu, haydi biraz daha hallice ücret, yani 40-50 bin TL (Bazı meslekler hariç tabii) alacak olmasını düşündüğünde, o işe girip ‘Çalışmaktansa çalışmamak daha iyi olacak’ deyip vazgeçecektir ve evine dönmesi pek muhtemeldir. Bu zorluğu da göze alıp işe girse bile, ‘Ay sonunu nasıl getireceğim, kirayı nasıl denkleştireceğim’ gibi sorularla yüzleşeceği için mesleğinde ne kadar başarılı olabilecektir?
Öte yandan, gençlerimiz ister evde olsun, ister üretimde olsun, mutlaka ilgi duydukları bir alanda meşgul olmaları gerektiği kanaatindeyim. Müzik, spor, tiyatro v.s. gibi. Bu tür uğraşlar, eğer çalışıyorsa işinde daha da başarılı olmasını sağlar. Evde ise de bilgisayardan, tabletten, telefondan v.s., biraz olsun, uzak kalır ve bağımlılıktan kurtulmuş olur.
‘YÜZYILIN KONUT PROJESİ’!
Bu arada, yine geçtiğimiz günlerde ‘Yüzyılın Konut Projesi’ açıklandı, hükümet tarafından. Projeyi bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tanıttı.
Projeye, kısaca bakalım isterseniz: Türkiye genelinde, 500 bin konut yapılacak. İstanbul, 100 bin konut ile başı çekiyor tabii.
Kuralar, bu yılın Aralık ayında çekilecek. İlk konut teslimleri ise, Mart 2027’de gerçekleştirilecek.
İstanbul’da, 15 bin konut da TOKİ tarafından kiralanmak üzere yapılacak.. Konutlar, bölgedeki rayicin yarı fiyatına kiralanacak ve kira sözleşmeleri, 3 yılı kapsayacak. Kiralık konut uygulamasındaki hedef, özellikle İstanbul’daki fahiş kira sorununa çözümün ilk adımları olacak hiç şüphesiz.
Baktığın zaman, yola çıkılan hedef, çok halisane, çok kıymetli tabii. Vatandaşlarımızın uzun vadeli, düşük taksitli, güvenli bir şekilde ev sahibi olması ve aşırı artış gösteren kira fiyatlarına karşı çözüm olması hedefleniyor.
Ümit ve temennî ederim ki, çıkılan bu yolun sonunda, hedeflere başarılı bir şekilde ulaşılmış olur. Unutmayalım ki, önemli olan, maksadın hâsıl olmasıdır, vesselâm.










































