Reklam
Reklam

TRAKYA ÇİFTÇİSİNİN ‘YOK YILI’

TRAKYA ÇİFTÇİSİNİN ‘YOK YILI’
  • 27.09.2025
Reklam

Meyve ağaçlarında, özellikle zeytin ve cevizde kullanılan bir ifadedir, ‘Yok yıl’ ve ‘Bol yıl’.

Bir döngü olarak nitelendirilir ve ağacın doğal bir adaptasyon mekanizmasıdır.

Bol yıl, ağaçların çok meyve verdiği bir yıldır ve ağacın enerji, besin kaynaklarını tüketmesine sebep olur.

Ağaç, bol yıldan sonraki yıl, kendini dinlendirmek ve yenilemek için, yani bir sonraki yıla bol meyve verebilmek için üretimini büyük ölçüde azaltır veya tamamen durdurur. İşte bu düşük verimli yıla ‘Yok yılı’ denir.

Bunun yanısıra, dış etkenler sebebiyle, ister ‘iklim değişikliği’ deyin, ister ‘kuraklık’ deyin, ‘don vurması’ veya ‘yüksek sıcaklık‘ deyin, bu etkenler de, adeta yok yılı olmasına sebep oldu bu sene. Ağaçlardan istenilen meyve alınamaması (Arz-talep dengesinin bozulması) nedeniyle ve tabii ki, fiyatların da çok pahalı olması nedeniyle, sofralarımıza pek uğra(ya)madı bu ürünler. Meyvelerden yeterince faydalanamadık, mahrum kaldık yani bu sene…

Sadece meyve mi, tabii ki hayır; Ayçiçeğinde, rekoltenin çok düşük olmasıyla adeta yok yılını yaşadı Trakyalı çiftçimiz.

ÇELTİKTE DE REKOLTE DÜŞÜK

Şimdilerde de, yoğunluklu olarak Edirne’de, harıl harıl, hummalı bir çalışma yürütülüyor, çeltik hasadı için.

Hepimizin malûmu üzerine, Edirne’miz, Türkiye’deki pirinç üretiminin kalbi durumundadır. Özellikle İpsala ilçesinde üretilen bu pirinç, daha çok, ‘İpsala pirinci’ diye adlandırılır. İpsala’nın verimli topraklarında yetişen pirinç, Türkiye’de ve dünyada kendine has lezzeti ve kalitesiyle bilinir…

İşte bu pirincin üretimi için çeltik tarlalarında başlayan hasat, ayçiçeğinde olduğu gibi rekoltenin çok düşük olması nedeniyle, çiftçimizde moral bozukluğuna ve yüzlerin gül(e)memesine sebep oldu. Çiftçi yorgun, çiftçi mutlu değil…

Ümit ve temenni ediyorum ki, Türkiye Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) iyi bir alım fiyatı açıklar da (Bu yazıyı yazarken henüz açıklanmamıştı) çiftçimizi biraz olsun ferahlatır, yüzünde tebessüm belirmesine sebep olur.

ÇİĞ SÜT FİYATLARI

Yine bildiğimiz gibi, tarımda bu tür durumların yaşanabileceğini göz önünde bulunduran çiftçimiz, hayvancılık ile de uğraşarak, aile ekonomisini rahatlatmaya çalışır.

Geçtiğimiz günlerde, 1 Ekim’den itibaren geçerli olmak üzere, çiğ inek sütü, litre başına 19,60 lira olarak belirlendi. Bu fiyat, bir önceki döneme göre, % 6,8 oranında bir artışı işaret ediyor.

Buna ilave olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen çiğ süt desteklerine rağmen, ‘Üretici memnun mu?’ diye baktığımızda, maalesef pek de memnun olmadığını görüyoruz. Bu memnuniyetsizliğe sebep olanın da, genellikle belirlenen fiyatların, üretici maliyetlerini (yem, enerji, işçilik v.s.) tam olarak karşılayamamasının olduğu belirtiliyor.

İdeal olanın, üreticinin bir litre süt sattığında 1,5 kg. yem alabilmesi kanaati hakimdir. Ama maliyetlerde olan hızlı artışlar, bunun üretici aleyhine bozulmasına sebep oluyor.

Baktığın zaman, çiğ süt fiyatlarına zam yapılması, üreticiler adına olumlu olmasına rağmen, artan üretim maliyetleri nedeniyle, sektördeki memnun olma durumu, tam anlamıyla sağlanamıyor maalesef.

Uzun lafın kısası demek istediğim şudur ki; Meyve ağaçlarının yanında, bölgemizin temel geçim kaynaklarından olan ayçiçeği ve çeltik üretiminde de “Çiftçimiz ‘Yok yılı’nı yaşadı” ve ‘Çiğ süt fiyatlarına yapılan zam da pek memnuniyet oluşturmadı’ vesselâm.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ