Reklam
Reklam

ULUSLARARASI HUKUKUN RUHUNA FATİHA MI?

ULUSLARARASI HUKUKUN RUHUNA FATİHA MI?
  • 05.01.2026
Reklam

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)’nin seçkin (Delta Force) kuvvetleri, Venezuela Lideri Nicolas Maduro ve eşini, Başkent Karakas’taki konutundan âdeta ‘Tereyağdan kıl çeker gibi’ aldı, götürdü bildiğiniz gibi.

Bu başarılı operasyonu ABD Başkanı Donald Trump, kameraların karşısına geçerek büyük bir gururla duyurdu tabii. ‘Muazzam bir başarı‘ dedi, Trump. Operasyonu ‘Amerikan askerî gücünün yetkinliğinin en çarpıcı gösterilerinden biri‘ olarak tanımladı. Maduro ve eşinin ‘Narko-terörizm‘ ve ABD’ye uyuşturucu sokma suçlarından hesap vereceğini söyledi. Venezuela’da ‘Güvenli, uygun ve makul bir geçiş’ süreci tamamlanana kadar, ülkeyi ABD’nin yöneteceğini belirtti. Trump, ‘Venezuela halkının iyiliğini düşünmeyen başka birinin ülkeyi ele geçirmesine izin vermeyeceğiz’ gibi bir cümle de kurdu. ABD’nin dev petrol şirketlerinin Venezuela’ya gideceğini ve bakımsız kalmış petrol tesislerinin bakımını yaparak, petrol akışını tekrar başlatacaklarını, elde edilecek gelirin ülkeyi ayağa kaldırmak için kullanılacağını açıkladı…

“AMERİKAN PETROLLERİNİ ÇALDILAR”

Bana kalırsa, en ilginç açıklaması da, “Venezuela’nın Amerikan petrollerini çaldığı ve Milyarlarca dolarlık zarara yol açtığı” şeklindeki sözleri oldu. Yani ABD, bir diğer gerekçe olarak gösterdi bunu ve “Venezuela’nın petrollerine ‘Çöktü’, petrol vanasının başına geçti” diyebiliriz rahatlıkla. ABD, bunu hep yapıyor zaten. Önce bir bahane üretip zemin hazırladıktan sonra gerçek emeline, arzusuna kavuşmak için harekete geçiyor. Bunun örnekleri oldukça fazla.

‘DİRENİŞ’ OLMADI!

Bu operasyonun ilginç olan noktalarından bir diğeri de, Venezuela ordusu ve halk tarafından hemen hemen hiçbir direnişte bulunulmaması olarak görülebilir. Biz sık sık duyardık, ‘Halk tabanında Maduro’ya destek yok veya çok çok az‘ diye. Direnişlerin neredeyse yok denecek kadar az olması bunu doğrular nitelikte. Bizim buradan bir kez daha anladığımız ise, siyasîlerin arkasında kuvvetli bir halk desteği olmadan iktidarı sürdürmenin zor olduğudur.

Maduro’nun New York’a getirildiği ve uçaktan indirilirken olan görüntüleri izlediniz değil mi? Zannedersiniz ki, bir uyuşturucu baronu yakalanmış ve adlî makamlara teslim edilecek. Üzerinde mavi bir giysi ve kapşonuyla başı örtülü. Ayaklarında terlikler ile indi uçaktan ‘Uyuşturucu baronu’ afedersiniz ‘Venezuela Devlet Başkanı Maduro’.

HUKUK TANINMIYOR!

Burada asıl konu, Amerika’nın hukuk tanımamazlığı. ‘Ben güçlüyüm, istediğimi yaparım’ diyor. Adeta ben ‘Dünyanın jandarmasıyım’ havası ile hareket ediyor. Açık açık da söylüyor bunu zaten Başkan Trump. “Güç kullanarak dünyaya ‘Barış’ getireceğiz, getiriyoruz” demiyor mu? Evet diyor. Her fırsatta söylüyor bunu.

Baktığın zaman, burada genel kanaat, “ABD’nin arka bahçesini düzenleyerek, (Kolombiya ve Küba’yı da işaret etti) diğer büyük güçlere karşı daha sağlam bir şekilde mücadele edebilmek” olduğu şeklinde.

ANORMAL OLAN, NORMALLEŞİYOR!

Vananın başına geçti ya ABD, ‘Bu duruma Çin ve Rusya gibi güçlü ülkeler ne der?’ gibi sorulara da Başkan Trump, ‘Problem değil canım, parasını verdikleri takdirde, biz Çin’e de gerekli petrolü ve enerjiyi veririz‘ minvalinde açıklamalarda bulundu. Hatta ‘İsteyen herkes faydalanabilir‘ dedi. Rusya da zaten ‘Kendi bahçesini‘ düzenlemekle meşgul. Bu arada, ‘ABD’nin Venezuela’da yaptığı gibi, biz de Ukrayna’da yapabilirdik‘ gibi seslerin de yükselmeye başladığı söyleniyor Rusya’da. Yani ‘Anormal şeyler, normalleşiyor mu acaba?‘ gibi bir durum söz konusu.

KARŞILIKLI GÖZ YUMMA MI VAR?

Ayrıca, insanın aklına ‘Büyük güçler kendi aralarında anlaştı mı?‘ gibi bir soru da gelmiyor değil. Tamam, Rusya’dan, Çin’den ve diğer bazı ülkelerden de kınama geldi, geliyor ama şimdilik çok cılız görünüyor. Nasıl olacağını hep birlikte göreceğiz. Çin’in de Tayvan hakkında ‘Projeleri’ var. Topraklarına katmak istiyor bu ülkeyi. ‘Karşılıklı göz yumma mı var acaba?‘ Yani ‘Çin, Tayvan karşılığında mı Maduro’yu gözden çıkardı?‘ Biliyoruz ki, Çin’in enerjiye çok ihtiyacı var ve bu konuda Venezuela’dan oldukça faydalanıyordu.

YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ Mİ?

Netice itibarıyla, bu yaşananlar bizlere, devletler arası hukukun sona erdiğini, işlemez hale geldiğini, ‘Güçlünün haklı olduğu‘ gibi yeni bir dünya düzeni ile karşı karşıya olduğumuzu açıkça gösteriyor. Güçlü ülkelerde, ‘Hedefe giden her yol mübahtır‘ gibi bir anlayışın hakim olmaya başladığını görüyoruz maalesef. Hukuk falan hiç önemli değil onlar için. Amerika’nın bu yaptıkları, diğer ülkeler tarafından normal olarak karşılanma eğilimine girerse, işte o zaman dünya için bu çok tehlikeli bir durumdur, vesselâm.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ