ZAFER PARTİSİ HEYETİNDEN GÜMÜLCİNE VE İSKEÇE ZİYARETLERİ…


Bugün sabah saatlerinde İpsala Gümrük Kapısı’nın karşı tarafında bulunan Kipi Gümrük Kapısı’ndan Yunanistan’a geçen Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özbağ ve beraberindeki heyet, bir dizi ziyaretlerde ve görüşmelerde bulundu.
Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ, ilk olarak, beraberinde Başkanlık Divanı üyeleri Dr. Ülkü Özkaya, Av. Tayga Ak, Edirne İl Başkanı Serkan Konak ve Keşan İlçe Başkanı Av. Türkay Gümülcineli ile birlikte Gümülcine Başkonsolosluğunu ziyaret etti ve Başkonsolos Aykut Ünal ile bir araya geldi.

Özdağ ve beraberindeki heyet daha sonra, İskeçe Türk Birliği’ni ziyaret ederek, İskeçe Türk Birliği Başkanı Kerem Abdurahimoğlu ile görüştü, ardından İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa’ya da ziyarette bulundu.
Özdağ burada basın açıklaması da yaptı ve şunları söyledi: “Zafer Partisi’nin yönetici kadroları içerisinde Rumeli Türklerinin çok değerli temsilcileri var. Onlardan birisi olan ve Türkiye’de Rumeli Türklüğünün mücadelesini, birlikte hareketinin mücadelesini veren Sayın Özcan Pehlivanoğlu da Genel Başkan Yardımcımız ve Genel İdare Kurulu Üyemiz. Yine Ferruh Bey var, Batı Trakya’ya girmesi yasak olan Genel İdare Kurulu üyemiz. Son süreçte Özcan Bey’in yapmış olduğu çalışmalarla gerek Bulgaristan’da gerek Yunanistan’da soydaşlarımızı ziyaret programlarını başlattık. Bunu temmuz ayında Bosna Hersek’te yapacağımız ziyaret izleyecek. Parti programımız esasen önemli bir Rumeli politikası, Balkan politikası öngörüyor devlet çapında. Tabii ki Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi bir parti olarak Zafer Partisi, dünya Türklüğünün ve Osmanlı’nın mirası olan Rumeli Türklüğünün siyasi temsil makamıdır aynı zamanda. Gerek Orta Doğu’daki Türkmen kardeşlerimizin gerek Balkanlardaki Türk kardeşlerimizin gerek Asya’daki Türk soydaşlarımızın bütün siyasi, insani, demokratik ve ekonomik taleplerini ve endişelerini ve bu bölgelerde gerçekleşen önemli jeopolitik gelişmeleri parti olarak çok yakından izliyoruz, takip ediyoruz, tepkiler veriyoruz ve hiç şüphesiz Türkiye’nin bir adım ötesinde olan, Türkiye’nin kültürel anlamda uzantısı olan Batı Trakya da Zafer Partisi’nin önem verdiği ve üzerinde hassasiyetle durduğu bir bölge ve bundan sonra bizi, Zafer Partilileri inşallah burada daha sık da görme imkanımız olacak.

Eğer Atina akıllıca davranırsa, Batı Trakya Türklüğü Türkiye ile Yunanistan arasındaki ekonomik ilişkilerin, siyasi ilişkilerin, kültürel ilişkilerin daha hızlı düzelmesine katkıda bulunabilir, gelişmesine katkıda bulunabilir. Devlet aklı da bunu gerektirir. Yunanistan bir komşu ülkedir. Tarihte uzun süre birlikte yaşamışızdır. Tek tek hiçbir Yunanın Türk insanıyla, Türkiye ile bir sorunu olmadığını düşünüyoruz. Benim de Almanya’da öğrenciyken aynı yurtta, aynı katta kaldığım Yunan arkadaşlarım oldu. Anlaşamadığımız tek şey kahvenin Türk kahvesi mi Yunan kahvesi mi olduğuydu. Onun dışında gayet güzel anlaşıyorduk.
Öte yandan, yani tarihin en önemli medeniyetlerinden birisini kurmuş Türk milletinin mensuplarına Batı Trakya’da siz kendinize Türk’üz diyemezsiniz demek akla aykırıdır. Yunanistan Türkiye için bir tehdit değildir. Yunanistan Türkiye için bir tehdit olmak için coğrafi olarak da nüfus olarak da küçüktür. Biz Yunanistan’ı bir tehdit olarak algılamıyoruz. Yunanistan’ın da Türkiye’yi bir tehdit olarak algılamaması ve Türkiye’yle dostça ilişkiyi tercih etmesi ve bu dostluğun oluşmasında Batı Trakya Türklüğünün önemini anlaması gerektiğini düşünüyoruz. Biz de Zafer Partisi olarak bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz ve Batı Trakya Türklüğünün de hukukunu hem Türkiye’de hem bulunduğumuz her platformda ısrarlı bir şekilde, kararlı bir şekilde savunacağız. Çünkü Rumeli’de büyük bir Türk varlığı bütün ağır şartlara rağmen, yüzyıllardan beri süren ağır şartlara rağmen sürüyor ve sürmeye de devam edecek. Bununla barışık yaşamak bu coğrafyadaki devletlerin çıkarına, lehine bir tutum olur. O zaman Türkiye’yle ilişkiler çok daha rahat, çok daha sağlıklı bir zeminde ilerler.

Türkiye hiç şüphesiz bu bölgelerdeki en büyük ekonomik ve siyasi gücü oluşturmaktadır. Bu ekonomik güçle, bu siyasi güçle iyi ilişkiler Yunanistan dahil olmak üzere Bulgaristan’ın, Makedonya’nın, Ermenistan’ın da lehinedir. Bakın Ermeniler son dönemde bunu daha fazla görmeye başladılar. Umarız Yunan yetkililer de siyasiler de bunu görürler ve dünyanın hızlı bir şekilde kaosa gittiği, sürüklendiği bir süreçte Türk-Yunan ilişkilerinin sağlıklı olmasından kendilerinin de çıkar sağlayacağına anlarlar. Bunun en somut örneği, 2. Dünya Savaşı sırasında Yunanistan önce bir Yunan-İtalyan savaşına girmiş, sonra Alman Orduları tarafından işgal edilmiş, daha sonra bir iç savaş yaşamıştır. Bütün bu süreçte Türkiye, Yunanistan’ın yanında olmuş, Yunan halkının yanında olmuş ve kısıtlı imkanlarla bile olsa Yunan halkına yardım etmiştir. Türkiye’nin istikrarı Yunanistan’a da iç savaş ve işgal altındaki Yunanistan’a bile fayda sağlamıştır. Onun için Türk dostluğunun önemli olduğunu bilmelerinde, hatırlamalarında fayda vardır. Türkiye’nin dostluğunu kazanmanın en önemli yolu ise Batı Trakya Türklüğünün haklarını tanımalarından geçer.”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve beraberindeki heyet daha sonra; Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat Hasan’ı ziyaret etti, ardından, Eski İskeçe müftüleri Mehmet Emin Aga ve merhum Ahmet Mete ile Dr. Sadık Ahmet’in kabirlerini ziyaret etti.
Dostluk ve Eşitlik Partisi Genel Başkan Çiğdem Asafoğlu ile görüşen Özdağ ve heyeti, Asafoğlu’nu Ankara’ya davet etti.
Heyet son olarak, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif’e ziyarette bulundu.









































