PİYASALAR MORAL BULDU!

Ekim ayı enflasyon rakamları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Açıklamada, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)’ne göre, Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre enflasyon yüzde 2.55 olurken, yıllık enflasyonun % 32.87 olduğu belirtildi.
Son 4 aylık değişime bakacak olursak; Temmuz’da % 2,06, Ağustos’ta % 2,04, Eylül’de % 3,23 ve nihayet, Ekim’de % 2,55 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Yani Eylül ayında enflasyonda belirgin bir sıçrama yaşanırken, Ekim ayında az da olsa bir düşüş yaşandı.
İsterseniz Ekim ayındaki beklentilere de bir bakalım; Aylık enflasyon beklentisi % 2,69 iken, yıllık enflasyon beklentisi % 33,05’ti. Demek istediğim, açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları, beklentilerden biraz daha düşük gelmiş oldu.
ANA HARCAMA GRUPLARINDAKİ DEĞİŞİM!
Bir de, Ekim ayı Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) ana harcama gruplarına göre yıllık değişim oranlarına bakalım derim ben; Ekim 2024’e göre, gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık değişim oranı, % 34,87 olurken, konutta % 50,96, bir başka ana harcama grubu olan ulaşımda ise % 27,33 oldu.
TÜİK’e göre, en yüksek ağırlığa sahip bu üç ana harcama grubunun değişimleri kuşkusuz ki, genel enflasyona en büyük etkiyi yapan kalemler olmuştur.
KİRA ARTIŞ ORANI DA BELLİ OLDU!
Bu arada, Ekim 2025 enflasyon verilerinin TÜİK tarafından açıklanması ile birlikte Kasım 2025 döneminde, kira sözleşmesi yenilenecek olan kiracılar için uygulanabilecek azamî yasal kira artış oranı da % 37,15 oldu.
DEZENFLASYON SÜRECİ DEVAM EDİYOR
Netice itibarıyla, enflasyonun Eylül ayına göre Ekim’de biraz da olsa düşük gelmesine istinaden (2,5’in altında gelse daha iyi olurdu) ‘Dezenflasyon süreci, ağır-aksak da olsa devam ediyor’ gibi bir cümle kurabiliriz sanırım.
Aynı zamanda, açıklanan rakamın, beklentilerin de altında olması dolayısıyla, piyasalara moral ve umut verdiğini de söyleyebiliriz. Zaten görüldü ki, açıklamadan hemen sonra, Borsa İstanbul’da da alımlar yönünde bir artış oldu.
ORTA VADEDE SONUÇ ALINABİLİR
Hiç şüphesiz ki, enflasyonun istenilen seviyelere bir türlü gel(e)memesi, gelmemekte direnmesinin ana nedenlerinden biri, gıda fiyatları. Biliniyor ki, bir ürünün üretici ile tüketici arasındaki fiyat makası aralığının çok fazla olması büyük problem. Bu sorun çözülmedikçe, tüketicinin uygun fiyata meyve-sebze v.s. yemesi de zor görünüyor. Sadece sıkı para politikası ile bu sorunun üstesinden gelinemeyeceği, başka bazı yapısal problemlerin de halledilmesi gerektiği aşikâr zaten. Kaldı ki, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de bunun farkında olduklarını açıkça söyledi.
Evet, rekolte arttırılmalı, verim artırılmalı ve aracı sayısı azaltılmalı. Bunları biliyoruz ve söylüyoruz ama bugünden başlasak bu adımları atmaya, gıdanın yanında, gerek eğitimde olsun, gerek konutta olsun (Geçtiğimiz günlerde konut için hükümet büyük bir adım attı) orta vadede ancak sonuç alınabilecektir, vesselâm.












































