Reklam
Reklam

LAİKLİK VE TARİKATLAR

LAİKLİK VE TARİKATLAR
  • 11.04.2026
Reklam

Bugünkü yazımıza Atatürk;ün tarihi sözleri ile başlayalım

”Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.”

TBMM tarafından kabul edilen ilk anayasa 20 Ocak 1921’de yürürlüğe girdi. 1921 Anayasası, değişen ve gelişen ihtiyaçları karşılamaya yetmeyince, anayasanın esas prensiplerine sadık kalmak şartıyla, 20 Nisan 1924 tarihinde, 491 sayılı kanunla ikinci bir anayasa kabul edildi. Bu anayasada “Devletin dini, İslam dinidir” maddesi 10 Nisan 1928’deki değişiklikle kaldırıldı ve laiklik ilkesi 1937’de anayasaya girdi.

10 Nisan bir dönüm noktasıydı ve devletimiz birbirine bağlı iki ilkeyi tek potada eritti Milliyetçilik ve laik devlet anlayışı.

Üzüldüğüm nokta şu ki 10 nisanda hiçbir kurum yada kişi LAİKLİĞİMİZİ HATIRLAMADI. Oysaki varoluşumuz ve anayasamızın değiştirilemez değişmesi teklif dahi edilemez olmazsa olmaz maddesi idi.

Avrupa bu sorunu 12’nci yüzyıllarda çözdü. Gelişen burjuvazi artık kiliseden daha zengin ve toplumu daha çok etkiler hale gelmişti. O tarihlerde Avrupa topraklarının 1/ 3 ü kilisenin elinde idi. Gelişen burjuvazinin talepleri kilisenin talepleri ile çelişmeye bilim ön plana çıkmaya başlamıştı. Bilim dünyanın döndüğünü düz olmadığını ve yapılan icatların Tanrıya isyan olmadığı gerçeğini acı bir şekilde hayata geçirdi. Sosyal hayata hatta kralların evlenmelerine bile karışan din yüzünden İngiltere katolik ve protestanlığa karşı Angelikan mezhepçiliğini kurup papayı tanımadı.

Dini kullanan tüm tarikatlar için aslında din bir geçim aracıdır, zenginleşme aracıdır. Siyasiler içinse tarikatlar oy ve toplumu dizayn etme aracıdır. Dini üst kurumlar özellikle toplumu dizayn etmenin temel aracıdır. Ülkemizde hilafet yönetimin bir parçası olmanın ötesine geçememiştir. Örneğin padişahlığın devamı için kurtuluş savaşı veren Ankara hükümetini hain ilan edebilmiştir. Hatta daha ileri giderek ”İngiliz ve yunan askerleri hilafetin askeridir, törenlerle karşılana. Ankara hükümetinin askerleri haindir yakalandığı yerde asıla” fetvasını vermekten çekinmemiştir.

Laiklik, vatandaşların her tür inanca sahip olmasının ve bir diğerinin etki ve baskısı altına girmemesinin teminatıdır. Laiklik özgürlüğün ve sosyal yaşamın dini esaslara değil yasa ve bilimle çerçevelenen kurallarla yaşanmasının teminatıdır. Laiklik bir ülkede yaşayan tüm farklı dinlerin kardeşçe yaşamasının teminatıdır. Laiklik devletin vatandaşlarının özgür yaşamasının, gençlerinin özgür eğitim görmesinin teminatıdır.

Tarikatlar tarihimiz boyunca emperyal devletlerin iç cephemizi dizayn etmede kullandıkları bir aparat olmuştur. Kazım Karabekir bunu doğuda gördüğünde şu veciz ifadeyi kullanır. ”Tarikatlar emperyalizmin ülkemizdeki ileri karakollarıdır”

Bugün dahi darbeye kalkışan FETÖ’nün ABD ilişkisi bilinmektedir. Yine bir tarikat liderinin CİA ajanı olduğu tespit edilince çift taraflı ajan olduğu mahkeme kayıtlarında mevcuttur. ABD nin Irak işgalinde hangi tarikatı kullanıp Irak ordusunun direnmeyip teslim olması yakın tarihimizin acı örneğidir.

Konu o kadar dallı budaklı sayfalar dolusu yazsak bitmez. Ancak gerçek şu ki bu ülke anayasasının gereği olarak laiklikten ve özgür yaşamdan asla taviz vermeyecektir.

Laikliğimizin 89’uncu yılı hepimize KUTLU OLSUN.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ