Reklam
Reklam

SOSYAL ÇÜRÜMÜŞLÜK

SOSYAL ÇÜRÜMÜŞLÜK
  • 19.04.2026
Reklam

Gerçeklerle yüz yüze gelmek bazen çok ağır gelebilir ama kaçamayacağımız bir konu çürümüşlük. Yalan söylemek, iftira atmak, karalamak günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmeye başladı. Ve maalesef bu duruma kitlesel tepki vermek yerine umursamaz bir aymazlıkla görmezden geliyoruz ya da susuyoruz.

Sosyal medya korkunç bir çürümüşlüğün parçası ve nedeni de olmak konumunda. Düşünün gerçekleri yazmak yerine doğru olmayanı ya da doğruyu göstermemeyi seçen bir yanlılık içinde. Gizlemek, saklamak, üstünü örtme derdinde. Hatta toplumun en alt tabakalarında bile yalan riya hayasızlık sanki özendiriliyor. Örneğin yemek programları, üç kuruş parayı kazanmak uğruna beğenmedim, kötü, olmamış demek hatta emek verene hakarete varan sataşmalar. İnsan iğreniyor bu iki yüzlülüğe, yalancılığa sahtekarlığa… Ve sanki insanlar buna özendiriliyor ve normalmiş gibi sunuluyor. Olay programları her çeşit yalancılık pedofili, namussuzluk, yasak ilişki ne varsa toplumu kirleten gözümüze sokularak sunuluyor.

Tarikatlar bugün sözüm ona sivil toplum örgütü, din adına çocuklara taciz merkezlerine dönmüş durumda. Temiz çalışanların olmasına rağmen en gözde olanların bile onlarca tacizin sorumlusu durumundalar. Ve maalesef bu yapılar korunuyor kollanıyor. Öyle bir çürümenin içindeyiz yani.

SİYASETEN ÇÜRÜME : Ve maalesef en acısı bu. Kitle kaybetmemek uğruna yalan iftira ve yolsuzluklara göz yummak olarak  adlandıracağımız bir olgu ile yaşar hale geldik. İktidar gücünü elinde bulunduranlar yargı dokunulmazlığı dahil soruşturulmama dosyası kapanma vs  koruma altında kalıyorlar. Dönemin başbakanının acı itirafı idi. Temiz siyaset kanunu çıkarılmasına karşı şöyle demişti  ”Bu yasa çıkarsa görev verecek il, ilçe başkanı bulamayız.” Gelinen süreçte bakanlar kendi bakanlıklarına fahiş fiyatla mal satmalar, kurum müdürleri evinde kilolarca altın döviz para sayma makineleri boy gösterir oldu. Ve iktidar hep sessizdi.

Daha acısı iktidar vekilleri toplumu dizayn edecek her teklife, her yolsuzluğa, taciz tecavüz ve ahlaksızlığa meclis araştırmasının önünü kapamak ve meclisi devre dışı bırakmak adına ”hayır araştırılmasın” diyeceklerdi. Ben bu vekillerin neden vekil olduklarını pek anlayamadım zaten. Korkunç olanı ise taciz sorumlularını oylamada kurtardıklarında hep birlikte gülerek poz vermeleri korkunçtu. Daha korkunç bir çürüme ise çocuk tecavüzlerine ”bir kereden bişi olmaz, çocuğun rızası vardı” diyebilmekti.

Velhasıl korkunç bir çürümenin eşiğindeyiz. Toplumsal saldırganlık trol kiralama ile yalan ve iftira kampanyaları korkunç boyutlarda. Siyaseti temiz yapmak değil kirletmek artık moda. Yarışamadığın muhaliflerini gece baskınlarıyla tutuklama, iftira atma görevden azil çürümüşlüğün en belirgin özelliği oldu. Yargı çürümüşlüğe kılıf olmaya başladı. Bir davaya üç dört defa hakim veya savcı değiştirilerek ya uzatıldı yada siyasi seçim uğruna yönlendirme şüpheleri yoğun tartışılmaya başlandı.

Çürüme karşısında tekrar temiz toplum temiz siyaset ve hatta temiz ticaret çok ama çok uzaklarda görünüyor. Sorunun çözümü eğitimle olur ama maalesef eğitimin başında olanlar bu çürümüşlüğün çözümü değil sanki müsebbibi olma uğraşındalar. Ama ben ümidi yitirmeyen enseyi karatmayanların safında kalacağım. Ve diyeceğim ki ”Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır, yılmayın yıkılmayın atanamazsanız da vazgeçmeyin.”

Saygılarımla.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ