ADIYLA, ESERLERİYLE YAŞAYACAK BİR ÇINARI KAYBETTİK
Sürekli Sarı Basın Kartı sahibi. Türkiye Basın Konseyi, Türkiye Basın Konseyiyle Dayanışma Derneği, Trakya Gazeteciler Derneği, Edirne Gazeteciler Derneği üyesi. Yeni Kuşak Köy Enstitülüleri Derneği’nin İzmir’de çıkardığı “Yeniden İmece Dergisi’nin Keşan Temsilcisi. CHP Keşan İlçe Başkanlığı. Edirne İl Genel Meclisi üyeliği. Yolu, suyu, altyapısı olmayan Erekli’de; 17-18 yıl Erikli Sahili Turizm Geliştirme Kooperatifi Başkanlığı.
58 yıl, bir yerel gazete yöneticiliği. Sürücü Kursu Yöneticiliği. İki kitap yazımı. Üçüncü kitap “Erikli Diye Bir Yer” bitti mi, kesin sonuç alamadım. Milyonlarca insanın yaşadığı Trakya’da; Örnek Kıdemli Vatandaş unvanı almış kişi.
Bu kadar vasıflara sahip bir kişiyi, bir köşe yazısında anlatmak o kadar kolay mı? Ancak bir roman yazmanız gerekir diye düşünüyorum.
Pekiyi bu kadar vasfı bir arada bulunduran kişi kim mi?
Kendi ifadesine göre; 3 Şubat 1928 tarihinde Bulgaristan Varna İli Yenipazar İlçesi Çanlar Köyü’nde doğmuş. Baba adı Karani, anne adı Seher. Üç erkek çocuğun en büyüğü. 1935 yılında, Anavatan Türkiye’ye göç ederken, sınırda verilen bildirim kâğıdında doğum tarihi; 01.07.1937 olarak yazılmış. Kırklareli İli, Lüleburgaz İlçesi Çengelli Köyü’ne iskân edilmişler.
Eğitmenli okulda 3 yıl okuduktan sonra 11 Ocak 1944 tarihinde Kepirtepe Köy Enstitüsü’ne girmiş. 1948 yılında bu okuldan ayrılmış ve aynı yıl okul arkadaşı Ümmü ile evlenmiş. Eşi Ümmü’yü evliliğinin 60. yılında; 23 Ağustos 2008’de kaybetmiş.
Yazımın başında vasıflarını saydığım, daha sonra kısa özgeçmişini yazdığım kişi; küçük yaşta kaybettiği oğlu Önder’in adını yaşatmak için, 26 Nisan 1962’de Lüleburgaz’da kurduğu, aynı yılın sonunda Keşan’a taşıdığı, Keşan’da tanınan adıyla; Önder Gazetesi Sahibi Feyzullah Aktan’dır.
Duayen Gazeteci Feyzullah Aktan, küçük yaşta kaybettiği oğlunu yaşatmak adına kurduğu ve 58 yıl bilfiil yönettiği Önder Gazetesi’ni de 31 Aralık 2019’da kaybetmişti. Takvim yaprakları 12 Nisan 2026 tarihini gösterdiği gün; Feyzullah Aktan’ı da 98 yaşında kaybettik ve 13 Nisan Pazartesi günü onu; Keşan Asri Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurladık.
Feyzullah Aktan’ın Önder Gazetesi ile ilk tanışmam; 1964 yılında olmuştu. 8 Ağustos 1964 günü Kıbrıs Semalarında uçağı düşürülen ve ilk hava şehidimiz olan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel için CENGİZ TOPEL’E başlıklı bir şiir yazmış ve gazeteye göndermiştim. 12 Şubat 2005 tarihinden, gazetenin kapandığı 31 Aralık 2019 tarihine kadar, ilk yıllarda aralıklarla da olsa 600 civarında köşe yazım Önder Gazetesi’nde yayımlanmıştı. Önder gazetesi Keşan Müzesi için 58 yıllık belge ve ekipmanlarıyla birlikte Keşan Belediyesi tarafından satın alındı.
Matbaa harflerinin elle dizildiği yıllarda Önder Gazetesi; Türkiye genelinde en az dizgi hatası yapan yerel gazete unvanını almış. Hiçbir karşılık beklemeyen yazar ordusuna sahip Önder Gazetesi; aynı günde, 6-7 köşe yazısıyla çıkan yerel gazete unvanına da sahiptir diye düşünüyorum.
CHP’li belediye başkanlarının başına, 19 Mart 2025’ten sonra gelenler; Feyzullah Aktan’ın başına daha 1950’li yıllarda gelmiş. Onun, 2011 yılında kitaplaştırdığı, 1952-1955 yılları arası Kırklareli’nde yaşananları anlatan DOMUZ DOLABI kitabından söz etmeden geçemeyeceğim.
1952-2025. Aradan 73 yıl geçmiş ama sağ iktidar partilerinin adalet sisteminde bir değişiklik olmamış. Bir yılı aşkın bir süredir CHP’li belediye başkanları sabahın köründe göz altına alınıyor, evi aranıyor, gözaltı sonrası gizli tanık ifadeleri, çeşitli suçlamalar, tutuklama, aylar sonra iddianame ve yüzlerce/binlerce yılla yargılamalar. İşte, DOMUZ DOLABI Kitabı’nın bazı sayfalarından özetler:
“Uğursuzlar… hep sabahın alaca karanlığında çalarlar kapıları…Uykunun en tatlı yerinde…23 Mart 1953 sabahı da öyle yaptılar…Uykunun en tatlı yerinde çaldılar kapımızı…
Kapıyı açınca şaşırdım. Lüleburgaz Cumhuriyet Savcısı Hamdi İplikçioğlu bana öyle anlamsızca bakıyordu. Yanında göbeklice bir adam, iki de polis memuru vardı.
“Buyurun” dedim. “Seni almaya geldik” dedi. Göbeklice kişi; “evi de arayacağız” dedi. Ev dedikleri, küçücük bir oda. Ortada serili yatağımız.
Eşime: “Bir yanlışlık olmalı…üzülme… biraz sonra dönerim! diyerek polislerin arasında yürüdüm.
Ve…tam iki yıl 7 ay sonra aklanıp dönebildim.
İddianame şöyle başlıyor: “Türk Ceza Kanunu’nun 141. Maddesinin birinci bendine aykırı olarak memleket içinde müesses iktisadi ve sosyal temel nizamları komünizm yolu ile devirmeğe matuf cemiyet kurmaktan maznun” ve 22 sanığın adları sıralanıyor. 16 sanık Köy Enstitüsü’nde okumuş. Demokrat Parti’nin amacı; Köy Enstitüleri’ni kapatmak. Onun için de Köy Enstitüleri’ni bir şekilde, komünizmle suçlamak gerekli.
Dosyadaki deliller: 1- R.B.E harflerine yazılmış bir mektup. 2-Köyleri Kalkındırma Derneği Tüzüğü. 3-Feyzullah Aktan’ın çıkardığı “Bizim Sesimiz” dergisi. Gerisi, uyduruk ifadeler. Bu dergi aynı adla, yine Feyzullah Aktan tarafından Kepirtepe Köy Enstitüsü’nde okurken de çıkarılmış.
İddianamede R.B.E’nin yorumu: Rus Büyük Elçiliği imiş. O gün Rusya diye bir devlet, böyle bir makam yok. (SSCB var) Mektup, ajan provokatörlerce yazılmış, altına isimler eklenmiş. Mektubu imzalayan üç kişiden biri hem sanık hem tanık. Durum mahkeme başkanına soruluyor. “Biz davaya, savcının önümüze koyduğu şekliyle bakarız, dosyayı değiştirme yetkimiz yok” diyor.
İstanbul’da olan Köyleri Kalkındırma Derneği’nin Şubesi, kurulma aşamasında kalmış. Ama davada bazı kişiler, derneğin yürütme kurulu üyesi olarak yargılanıyor.
Dergi 5 sayı çıkmış. Tanık; 8. Sayıdan söz ediyor. Her şey ceza vermek üzerine kurgulanmış.
Feyzullah Aktan’a; 8 yıl ağır hapis, 2 yıl 8 ay Sivas’ta ikamet cezası verilmiş. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu kararını 09.07.1955 tarihinde, 1261 esas sayılı kararla bozuyor ve 31 ay hapis yatan Feyzullah Aktan, beraat ederek cezaevinden kurtuluyor.
O günkü iddianame ve yargılama taktiği, bugünkü CHP’li Belediye Başkanları’nın yargılama şekline birebir benziyor değil mi? Kurt kuzuyu yemeye karar verdiyse, taktik değişmeyecektir.
Yazımın başlığı; ADIYLA, ESERLERİYLE YAŞAYACAK BİR ÇINARI KAYBETTİK şeklinde. Feyzullah Aktan ağabeyin ruhu şad, mekânı cennet olsun. Yakınları ve sevenlerinin başısağolsun diyor, sabırlar diliyorum.
Ölüm: “Adınızı hatırlayacak son kişi sustuğunda gerçek olur” derler.
Sevgili Feyzullah Aktan’ın cansız bedeni Keşan Asri Mezarlığı’nda toprak altında olsa da:
Erikli Sahili’nde Feyzullah Aktan Parkı, Keşan şehir merkezinde Önder Caddesi, Keşan Kent Müzesi’nde Önder Gazetesi var oldukça, Domuz Dolabı ve İki Seçim Arası Demokrasi Karası Kitapları kütüphane raflarında yer buldukça; Feyzullah Aktan, adıyla, eserleriyle yaşamaya devam edecektir.
Hoşça kalın. 19.04.2026 Mehmet USLU-Emekli Öğretmen
- ADIYLA, ESERLERİYLE YAŞAYACAK BİR ÇINARI KAYBETTİK - 20 Nisan 2026
- İFTAR MENÜSÜ - 9 Mart 2026
- CAİZ Mİ DEĞİL Mİ, HELAL Mİ HARAM MI? - 2 Mart 2026
- ADALET BUNUN NERESİNDE - 23 Şubat 2026
- ESKİ GELİBOLU CADDESİ ANILARIMDAN KESİTLER - 16 Şubat 2026
- YARGI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ MI? - 9 Şubat 2026
- BU ALİ GERÇEK KEŞANLI ALİ - 2 Şubat 2026
- GERÇEK IŞIĞINI YANSITAMAYAN FENER - 26 Ocak 2026
- NEDEN HEP AKP KAZANIYOR - 19 Ocak 2026
- ÜÇ YILDA BİRBİRİ ARDINA DEVRİLEN ÇINARLAR - 14 Ocak 2026

























