Reklam
Reklam

GERÇEK IŞIĞINI YANSITAMAYAN FENER

Mehmet Uslu
Mehmet Uslu
  • 26.01.2026

ÖNEMLİ NOT: Bu yazımda her ne kadar MÜZE KEŞAN adı geçse de yazımın, müze yetkilileri ve çalışanları ile bir ilgisi yoktur. Sağ olsunlar; her gidişimde, Aslı Hanım ve Tolga Bey gerekli yardımı yapıyorlar.  23 Ocak Cuma günü uğradığımda, Tolga Bey’den yine gerekli yardımı aldım. Onların ellerinden gelen o.
ÖNDER GAZETESİ: 26 Nisan 1962’den, 31 Aralık 2019 tarihine kadar geçen 58 yıllık sürede; Keşan ve yöresine ve hatta Trakya’ya ışık tutan bir fenerdi. Yayımlandığı sürece, sadece yaşanan günlere değil, geleceğe de ışık tutmaktaydı. ÖNDER GAZETESİ; salt bir gazete değil, aynı zamanda; bir ekoldü, bir okuldu.
Bazı günler ÖNDER GAZETESİ’NDE, güncel haberler yanında, 6-7 köşe yazısı okumak mümkündü. Bu köşe yazılarının birçoğu da okuyucunun gerek duyduğu ve bilgiye dayalı konuları kapsıyordu. Kendi yazılarımdan örnek vermem gerekirse; 1989 yılında, eğitimci olarak, çevre kirliliği üzerine bir yazı yazmıştım. O günkü öngörülerimin bugün birebir yaşandığı görülmektedir. Ama ben o yazıdan dolayı, basına demeç vermişim gibi işlem yapılarak, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden uyarı cezası almıştım. Suçum; çevre kirliliği konusunda halkı aydınlatmaktı.
Önder Gazetesi; matbaa harflerinin elle dizildiği yıllarda, Türkiye genelinde yayında olan yerel gazeteler arasında, en az basım hatası olan gazete seçilmişti. ÖNDER’DE; her biri, hiçbir karşılık beklemeden yazı yazan, belki de 50 kadar profesyonel ve amatör yazar vardı. FAK Köşesi’nin yazarı Feyzullah Aktan gazetenin her şeyiydi.
Mehmet Başaran: (1926-2015) Köy Edebiyatı hareketinin şiirdeki temsilcisi, şair, eğitimci ve yazardı. 1943; Kepirtepe Köy Enstitüsü, 1946; Hasan oğlan Yüksek Köy Enstitüsü mezunuydu.
Hüseyin Erkan: Dilem Yayınevi sahibi. 1969-1972 yılları arasında Paşayiğit Beldesi Ortaokulu Edebiyat Öğretmeni olarak görev yapmış. Önder Gazetesi’nde başladığı “MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI” başlıklı köşe yazılarını gazete kapanana kadar devam ettirmişti.
Önder Gazetesi’ne yıllarca, Orhan Yorgancı ve Kemal Petriçli; Almanya’dan, Kemal Üstün; Kırklareli’nden, Salim Savcı; Çorum’dan, Ali Özer; Babaeski’den, Arzu Kök; yurdun çeşitli yörelerinden, Necdet Tezcan; Edirne’den, Ali Gülen, Talat Algur, Hilmi Dinçer, Salih Kuş, Eyüp Kök; Keşan’dan ve aklıma gelmeyen niceleri, okuyucuya ışık tutmak için emek vermişlerdir. Yazarların tamamına yakını eğitim emekçisidir.
8 Ağustos 1964 günü Kıbrıs’a yapılan hava saldırısında, Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağı düşürülmüş, Topel şehit olmuştu. CENGİZ TOPEL’E diye bir şiir yazmıştım. Ortaokul mezunu idim. Gazeteye gönderdiğim ilk yazımdı. Son yazım; VEDA ZAMANI 27 Aralık 2019 tarihliydi.
2020 yılında Keşan yerel gazetelerinde: Birinci Dünya Savaşı’nda cephe gerisi hastanesi olarak görev yapmış, boşaltılan eski hastanenin müze olacağı haberleri vardı. Başka bir haber de Önder Gazetesi’nin satın alınarak bu müzede yaşatılacağı haberiydi. Daha sonra, gazetenin dijital ortama aktarılacağı haberleri de çıkmıştı.
Bu üç habere en çok sevinenlerden biri bendim. Öncelikle; 58 yıllık bir sürede, Keşan’ın o günlerine ve geleceğine ışık tutan fener, yani ÖNDER GAZETESİ, bundan böyle, Keşan’ın 58 yıllık geçmişine ışık tutan bir fener olacaktı. Bu fener, bana ışık verdiği gibi, belki onlarca, yüzlerce kişiye daha ışık verebilirdi. Bugün; Önder Gazetesi’nde yayımlanmış 600 civarında yazımı, mail adresinden veya flash belleğimden okuyabiliyorum. Ancak, bilgisayarım ve belleğim olmadan önce gazeteye vermiş olduğum yazılara ulaşamıyorum. Bilgisayar klavyesinde rakam olmadığı için yardım alsam bile ulaşamadığım yazılarım var. Bu gazete üzerine bir üniversite tezi bile yazılabilir.
Yukarıda, müzeye alınan Önder Gazetesi’nin yayımlandığı sürede günümüze ve geleceğe, şimdi de geçmişe ışık tutacağından söz etmiştim. Ancak, şu andaki durumu ve komumu itibarıyla, gerçek ışığını yansıtamayan bir fener olduğu kanaatindeyim. Neden mi?
Müzede, ÖNDER GAZETESİ ile ilgili bölüme girdiğinizde, iki makine, birkaç günlük gazete aslı ve dijital ortam bilgisayarından başka bir şey göremezsiniz. Dijital ortam bilgisayarının verdiği ışık, ÖNDER GAZTESİ’Nİ tanıtmaya ve anlatmaya yetmez. Bence, gazetenin asıl nüshaları, klasörler içinde sergilenmeliydi. Gazetenin her şeyi olan Feyzullah Aktan’ın balmumu heykeli de olmazsa, olmazlardan biridir. Sağlığı elverirse önümüzdeki yıl 100. yaşını kutlayacak olan Feyzullah Aktan aynı zamanda Trakya’nın seçilmiş örnek vatandaşıdır. Diğer salonlardaki balmumu heykeller gerçekten şahane. Heykel, aslına o kadar benziyor ki, sadece konuşamıyorlar. Aslında, Önder Gazetesi dokümanlarıyla, bir müzeyi tek başına bile doldurulabilir.
Müze: Geçmişe ışık tutacak eser ve malzemelerin sergilendiği yerdir. Bir gazetede geçmişe ışık tutacak eserler ve malzemeler; yazılardır, fotoğraflardır. (Asıllardan kopya yapılabilir.)
Belirli günlere, belirli olaylara, ses getiren etkinliklere ait yazı ve fotoğraflar, gazetenin özgeçmişi, Feyzullah Aktan’ın biyografisi, 50. yıl kutlama etkinlikleri aklıma ilk gelenler. Henüz kullanılmayan odalar düşünüldüğünde, bunları sergileyecek alanlar vardır.
Öneri olarak yazdığım eksiklikler, kesinlikle, oranın yönetici ve çalışanlarının eksikliği değildir. O müzenin her türlü sorumlusu Keşan Belediyesi olduğuna göre, geçmişe ışık tutan fenerin gerçek ışığını yansıtması için belediyenin, elini, taşın altına koyması gerekmektedir.
Hoşça kalın. 25.01.2026        Mehmet USLU-Emekli Öğretmen

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ