Reklam
Reklam

DAHA NE BEKLİYORSUNUZ Kİ…

Mehmet Uslu
Mehmet Uslu
  • 05.01.2026

Geçen haftaki yazımı: Paragraflar dolusu anlatmaya çalıştım. AKP’den; algı yaratmaktan, Allah ile aldatmaktan, terör ile korkutmaktan ve bunları kullanarak, koltuğa oturmaktan başka ne bekliyorsunuz?” cümlesiyle bitirmiştim.
24. yıla giren AKP İktidarı, Allah ile aldatma ve terör ile korkutma projelerini daha ziyade seçim veya referandum süreçleri öncesinde uygulamaktadır. Algı yaratmayı ise her sıkıştıklarında gündemi değiştirmek veya ortamı yumuşatmak için kullanırlar.
İktidarın algı yaratarak hayata geçirmeyi düşündüğü birkaç projeden söz etmek istiyorum.
1980 sonrası yatırımlar için: YAP-İŞLET-DEVRET formülü devreye sokulmuştu. AKP’de iktidara geldikten sonra bu formülü uygulamaya devam etti. Yalnız onların formül öncesi yarattığı algı şuydu: CEBİMİZDEN BEŞ KURUŞ ÇIKMAYACAK. YAP-İŞLET-DEVRET formülü nedir?
Bu formülde; yapılan ihaleyi alan şirket veya şirketler grubu; kendi öz kaynakları veya alacağı kredilerle söz konusu tesisi kurup, belli bir süre işletir, anlaşma bitiminde de tesisi, ev sahibi ülkeye bedelsiz devreder. Peki; AKP YAP-İŞLET-DEVRET formülünü nasıl uyguladı?
AKP’nin tek amacı; yandaş şirketlerin servetine servet katmaktı. Birçok ihaleyi, basında adı beşli çete’ye çıkan hep aynı şirketlere adrese teslim yaptılar. Anlaşma nasıl mı yapıldı? Otoyollar-köprüler; araç, hava alanları; yolcu, hastaneler; hasta garantiliydi. Yani otoyol veya köprüden günde şu kadar araç geçecek, havaalanından şu kadar yolcu uçacak, hastaneye günde şu kadar hasta gelecekti. Günlük sayılar tutmazsa, aradaki farkın tutarı olan parayı, hem de dolar bazında, devlet ödeyecekti. Borç ödemesi uzun yıllara yayılmıştı.
Yandaş para kazansın da ne olursa olsun mantığıyla verilen rakamlar, birçok projede tutmamıştı. Yanlışları yazmaya kalksam sayfalar yetmez. Bir yanlış proje var ki yazmadan edemedim.
Kütahya Zafer Havalimanı: 2023 ve 2024 yılları için 1 milyon 317 bin 733 yolcu garantisi verilmiş, 2023’te alandan; 43.200 yolcu, 2024’te; 32,958 yolcu uçağa binmiş. 2023 yılı hata payı; %96,7 olurken, 2024 yılı hata payı; %97,47’ye çıkmış. Hata payı; bütçeye konmaya paradan ödeniyor.
Faiz ödeyerek, borç alıyor, borcu; borçla kapatıyoruz. Yıl sonunda bütçe denkliği sağlanır mı?
Bir projedeki hata payını yazdım, YAP-İŞLET-DEVRET formülündeki en büyük ayıbı yazmazsam olmaz. Bu ayıp ne midir? Hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti hem de Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı müteahhitler, Türkiye hukuk sistemine güvenmemiş olacak ki; konu ile ilgili herhangi bir anlaşmazlık olduğunda; LONDRA MAHKEMELERİ yetkili kılınmış. Normalde uygulanması gereken formül ile AKP’nin uyguladığı formül arasında dağlara kadar fark var.
AKP’nin 23 yıllık devri iktidarlarında en çok parayı, yap-işlet-devret formülündeki ihaleleri alan müteahhitler kazanmışsa, ikinci sırada para kazananlar; kamera sistemi konusunda iş yapanlar olmuştur dersem, abartmış olmam herhâlde. Neden mi? Yurdumun dağı-taşı, anayolu-ara yolu, ana caddesi, ara caddesi, apartmanlar-müstakil konutlar, kamuya-özel sektöre ait işletmelerin, hatta ve hatta kamuda veya özel sektörde çalışanın olduğu her odanın; kamera sistemi ile donatıldığı gerçeğini inkâr edemeyiz. Sebep; güvensizlik duygusundan başka bir şey değildir.
Kamera sisteminin en önemli amacı, hiç şüphe yok ki, her türlü hırsızlığın, yolsuzluğun, dolandırıcılığın, üçkâğıtçılığın önüne geçmektir. “Dindar nesil yetiştireceğiz” diye iktidara gelenler, maalesef ki; ahlaki çöküntünün yaşandığı bir toplum yaratmışlardır. Ahlaki çöküntüyü yaratan da hiç şüphe yoktur ki; gelir dağılımındaki adaletsizliktir. Demek ki, dindar nesil yetiştirteceğiz algısı da gerçekleşmemiştir.
Gelir dağılımındaki adaletsizlik; sadece aç insanlar yaratmaz. Son günlerde, yolsuzluk ve uyuşturucu operasyonlarında ortaya çıkanlar da gelir dağılımındaki adaletsizliğin sonucudur. Rahmetli Erdal İnönü ile röportaj yapan bir muhabir: “Ülkemizin geleceği adına, endişeniz var mı” diye sormuş. Erdal İnönü: “Halkımın ferasetine güvenirim ama paranın her türlü pisliği örttüğü toplumlardan korkarım” demiş. Yolsuzluk ve uyuşturucu operasyonları sonunda az da olsa ortaya çıkan pislikler ne yazık ki, bugüne kadar paranın örttüğü pisliklerdir. Paranın örttüğü pislikler gerecekten ortaya çıkarılırsa başaranları kutlarım. Ama bizden olanlar; kefeni yırtmamalı.
Bir de şunu hatırlatmak isterim: Cumhur İttifakı’na ait tüm belediyeler ak sütten çıkmış ak kaşık gibi, yolsuzluk ve rüşvet operasyonları sadece muhalif beledilere yapılmaktadır. Soruşturma sonucunda; üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü kuralı geçerli olmalıdır.
Görünen o ki; 2026 yılı, 2025 yılını aratacaktır. Daha yılın son gecesi saat: 22.00’ı gösterdiği anda; ZAM YAĞMURU başladı. Sigara ve alkollü içeceklere; %6,95 oranında ÖTV zammı yapılmış, yurtdışı çıkış harcı; 1250 TL’ye yükselmiş, ÖTV’; 700 TL olmuş. Benzin ve motorine de %6,95 zam yapılmış. Otoyol ve köprü ücretleri artmış, kısacası, perşembenin gelişi, Çarşamba’dan belli olmuştu.
Bir Portekizli ’ye: “Gelecek yılın sana ne getirmesini istersin” diye sormuşlar. “Hiçbir şey. Bana hiçbir şey getirmesini istemiyorum. Tek istediğim, benden hiçbir şey alıp götürmesin” karşılığını vermiş. Ben de aynı şeyi diyeceğim ama diyemiyorum. NEDEN Mİ?
Yukarıda, iktidarın algı yaratıp söz verdiği ve ağzına burnuna bulaştırdığı projeleri yazdım.
Şimdi de sizi; 2018 yılı mayıs, haziran aylarına götürmek istiyorum. 24 Haziran günü Türkiye seçim yapacak ve başkanlık sistemine geçecektik. Başkanlık sisteminin hedefleri nelerdi? Dünyada, ilk on ekonomi arasına girecektik. Millî gelir; 2 trilyon dolar, fert başına millî gelir; 25 bin dolar olacaktı. İşsizlik; %5’in altına düşecek, aya, uzaya falan gidecektik. GERÇEKLEŞEN HEDEF VAR MI?
Sözün özü; 2026 yılında da hedefler tutmayacaktır. 23 yıldır algı yaratmak dışında, hiçbir hedefi tutturamayan bir iktidardan, daha ne bekliyorsunuz ki!!!
Hoşça kalın. 04.01.2026        Mehmet USLU- Emekli Öğretmen

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ