Reklam
Reklam

GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLERDİR

Mehmet Uslu
Mehmet Uslu
  • 19.02.2022

Yazı başlığındaki söylemin, Mustafa Kemal’in 1919 yılında İstanbul Boğazı’ndaki İngiliz Gemileri’ni gördüğünde söylediği söz ile bir ilgisi yoktur.

Ülkem; yangın yeri. Elektrik, doğal gaz, akaryakıt faturaları cep yakıyor, cebi yananlar; faturaları yakıyor. Bizi yönetenler de; Türkiye ile Almanya kıyaslaması yapıyorlar. Gelirlere; %30 veya %50 zam, giderlere, %100 ile %127 arası zam. Geçin, geçinebilirsen.

Geri kalmış ülkelerden ipini koparanlar, kazığını çıkaranlar, ülkemde iki üniversite bitirdiği halde iş bulamayanlar, sağlıkta şiddete isyan eden doktorlar; Almanya’ya kaçıyor. Bizde fert başına düşen Milli Gelir 8 bin, Almanya’da 38 bin dolar, bunun irdelemesini yapan yok.

Hazinemiz dolarla dolu diye caka satanlar, İMF’ye bile borç veririz diye hava atanlar; Londra’da sterlin, Ortadoğu’da dolar arıyorlar, milletin yastık altındaki altınlarına göz dikiyorlar, İstanbul Belediyesi’nin garibanlara dağıtmak için topladıkları yardım paralarına el koyuyorlar.

Ülkeyi 20 yıldır yöneten; AKP, ekonomik kaosun sorumlusu; CHP. Var mı böyle bir dünya? Ekonomik sorunlar konusunda iktidar kanadının söylemlerini okuyalım mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Muhalefetin yaygarasını kopardığı gibi bir durum yok. Ekonomisi dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bu fiyat artışından biz de etkilendik. Özellikle enerjide, önemli bir bölümünü devlet olarak kendimiz üstlenerek fiyat artışlarını vatandaşımıza en az seviyede yansıttık” demiş. Sübvanse edilenler, bu Millet’in cebinden çıkmıyor mu?

Mahir Ünal: “Bu zamları devlet yapmıyor. Uluslararası piyasalardan gelen zamlar , bir süredir yansıtılmaya başlandı” demiş. AKP iktidarı; ithalat yapmaz, sadece ihracat yapar!!!

Süleyman Soylu: “Dünyada bir enerji krizi var. Bu sorunu herkes yaşıyor. Doğal gaz, elektrik her şey almış başını gitmiş. AK Parti tam zamanında, dünyanın içine, bu ülkeye ve Anadolu Coğrafyası’na ışık saçıyor. Hem de güçlü bir liderle” demiş. Işık saçılan Anadolu’nun ortasındaki Isparta’da, tam dört gün elektrik yoktu. Soylu’nun bundan haberi olmadı herhalde.

AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı: “Bu zamların oluşmasında bizim bir dahilimiz yok, En büyük dahil CHP’dir” demiş. Güler misiniz, ağlar mısınız, ben karışmam.

Toplumun karpuz gibi ikiye bölündüğü günümüzde, 12 Şubat günü, siyasi görüş ve icraat programları birbiriyle farklı 6 siyasi liderin, bir masa etrafında toplanıp, ülkemin sorunlarını tartışabilmesi, bana göre milattır. İktidar ve yandaşları, masayı tartışıyor, HDP niye yoktu diye soruyor. HDP toplantıya katılsaydı, bu defa ittifakı, “Terörle el ele olmakla” suçlayacaklardı.

Bu bölümde sizlerle, bir partinin seçim bildirgesinden aldığım notları paylaşmak istiyorum:

“Krizin sorumlusu; halkımız değildir. Krizin sorumlusu; ülkeyi yönetenlerdir. Milletimizin bu kötü gidişe dur demesi için (…1…) önemli bir fırsattır.

Kronik hale gelen yüksek işsizlik ve enflasyonu, sürekli artan iç ve dış borçları, ekonomideki istikrarsızlık ve tehlikeli daralmayı, yüksek faiz oranlarını, tasarrufları, kamu açıklarının finansmanına yönlendiren borç yönetimi anlayışını aşarak, ülkeyi düze çıkaracak bir siyasi iradeye ihtiyaç vardır. (…2…) işte bu iradeyi temsil etmektedir.

Amacı; insan refahının yükseltilmesi olmayan ekonomik yaklaşımlar, sosyal felaketlerle sonuçlanır. Yoksulluğun ortadan kaldırılması, bir ahlâki insanlık görevi olarak yönetimin temel görevleri arasında yer almalıdır.

Partimiz, siyasi alanın daralmasına, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına, bürokrasinin siyasetin yerine ikame edilmesine, kamuda göreve alınmada eşitsizliklere, eğitim hakkının sınırlanmasına neden olan düzenlemeler ve uygulamaları değiştirecektir. Partimiz, hukuku, korkutmanın ve cezalandırmanın değil, adaleti sağlamanın aracı olarak görmektedir.

Görevi başında kalması sakıncalı görülen belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması, mahallin en yüksek mülki amirinin isteği üzerine, ancak mahkeme kararı ile olacaktır.”

Bildirgeden aldığın notlar burada bitiyor. Noktalı parantezleri daha sonra tamamlayacağım.

Bildirgedeki açıklama ve eleştiriler, sorunların çözüm önerileri, tam da bugünkü Türkiye’yi ve AKP İktidarını tarif ediyor değil mi? Pekiyi, bu seçim bildirgesi, hangi siyasi partiye ait olabilir? AKP iktidar, MHP, Vatan Partisi, Büyük Birlik Partisi ve Yeniden Refah Partisi de dışarıdan destek veriyor.    Türkiye’de 100 den fazla parti var. Bu bildirge, muhalefet partilerinden birine aittir diyorsanız, saymaya başlayın. Muhalefet partilerinin tamamını saydınız ve yoruldunuz değil mi? Bütün uğraşınız boşa gitti ve doğru yanıtı da bulamadığınız. Neden mi?

Çünkü bu notlar: “HER ŞEY TÜRKİYE İÇİN” başlıklı, 26 Eylül 2002 tarihli, AKP Seçim Bildirgesi’nden alınmıştır. 1nolu parantezin içinde: “3 Kasım Seçimi”, 2 nolu parantezin içinde de: “AK Parti” sözcükleri olacaktır.

AKP’nin, 20 yıl önce şikayetçi olduğu ve çözüm önerileri sunduğu bildirgedeki sorunlar; bugün aynen yaşanıyor değil mi? AKP o bildirgeyle oy istemiş ve sandık sonuçlarına göre iktidar olmuştu. Bugün aynı sorunlar yaşandığına göre: GELDİKLERİ GİBİ GİDECEKLERDİR demekte haksız mıyım?

Saygılarımla. Mehmet USLU– Emekli öğretmen

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ