Reklam
Reklam

SİLGİ

Mehmet Uslu
Mehmet Uslu
  • 13.02.2022

Evlerimizin dışına kar, içine, can yakan faturalar yağarken, iktidar, akaryakıt fiyatlarına akşamdaaan akşama zam yaparken; günler, haftalar, aylar, yıllar geçiyor, hayat devam ediyor.
Silgi konusuna girmeden, güncel bir iki konuya değinmek istiyorum.

            İstanbul’a kar yağdı; yollar kapandı, mağduriyetler yaşandı. Kuzey Marmara Otoyolu’ndan sorumlu şirkete 6,8 milyon lira ceza kestiler, İmamoğlu: “görevden affını istesin” dediler. İçişleri ve Ulaştırma Bakanları İBB’yi teftişe çıktılar, “Onur  Anıtı” dedikleri yeni havaalanına değil, 70 yıllık Atatürk Havaalanı’na inmek zorunda kaldılar. Karayolları ve havaalanı yetkilileri sütten çıkmış ak kaşık idi, ne eleştiri ne de ceza vardı.
Isparta’ya kar yağdı, 300 bin nüfuslu şehir günlerce elektriksiz kaldı. Elektrik dağıtımından sorumlu CK şirketi (Cengiz-Kolin Holdinkleri) dokunulmazlık zırhına bürünürken, ilin valisi günah keçisi ilan edilerek, COVID-19 testi pozitif çıktı bahanesiyle geçici olarak görevden alındı. Enerji şirketlerini ve  kapanan yollardan dolayı belediyeyi suçlama cesareti gösteremeyen yetkililer, 48 saat  sonra Enerji Bakanı’nı Isparta’ya gönderebildiler. İstanbul’da ceza kesenler Isparta’da kesebildi mi?
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ve eşinin COVID-19  testlerinin pozitif çıkması sonucu, siyasiler arasında yapılan mesajlaşmalar, ne yalan söyleyeyim, bana pek inandırıcı gelmedi. Yasak savma türünden bir şeyler yaptılar. Dikkatimi çeken mesaj; İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un mesajıydı. Sayın Altun: “Rabbim tez zamanda şifa versin, sizi başımızdan eksik etmesin Sayın Cumhurbaşkanı’m. Allah’ın izniyle, birçok virüsü alt ettiğiniz gibi bu virüsü de birkaç güne kadar alt edeceksiniz. Bu Millet’in, bu ümmetin duaları sizinle” demiş. Mesajda geçen “virüs” sözcüğünden kasıt nedir, kimdir, gerçekten anlamış değilim. Yine, bidiğim kadarıyla Müslümanlar; Peygamber’in ümmetidir. Mustafa Kemal ve arkadaşları, 600 yıllık ümmet toplumu ulus toplumuna çevirmişlerdi. Cumhuriyet Türkiye’sinde ümmetten söz etmek, neyin nesidir, bir anlam veremedim.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın bir konuşmasında: “2023’te yüz yıllık bir hesaplaşma olacak” demiş. Bu hesaplaşmanın; siyasi partiler arasında mı, Cumhuriyet’le mi olduğunu anlamadığımı belirtmeden geçemeyeceğim.
Aynı günlerde iki meczup; Atatürk Heykeli’ni Samsun’da yıkmaya, Uzunköprü’de yakmaya çalışırken, iktidar ve yandaşları da bu çirkin saldırıları, hedef şaşırtarak; sarhoş ve uyuşturucu kullanan kişilerin üzerine yıkmaya çalıştılar. İçki veya uyuşturucu kullanan iki kişinin bir araya gelerek: “Gel şu Atatürk Heykeli’ni yıkalım veya yakalım” diye karar aldıkları söylemiyle insanları kandırmaya kalkmak, aklımızla alay etmekten başka bir şey değildir. Ellerini yakmamak için maşa kullananları bulmadıktan sonra, MOBESE kameralarına takılan kişileri yakalamak, tutuklamak ve cezaevine atmakla, sorunu çözemezsiniz. Olayları basite indirgemek, kabul edilemez.
Atatürk heykelleri etrafındaki sevgi ve saygı gösterilerini “tavaf” olarak niteleyenlere ise vereceğim yanıt, kızkardeşimin gönderdiği,  yıkılmak istenen heykel fotoğrafının altındaki ileti yazısıdır : “Bir kere put değil heykeldir. Tapman için değil, hatırlaman içindir. Biri değil bini yıkılsa da kimse Atatürk’ü unutturamaz.”

            2012 yılı 20 Kasım  günü, kızımın devlet hastanesinde çalıştığı Kırklareli’ne gitmiştim. Her gidişimde olduğu gibi ADD’ye uğradım. Soyadı gibi görevine sadık dernek üyesi Hüseyin Aşık, bilgisayar başında çalışıyordu. Ne yaptığını sorduğumda: “Türkiye’de bir ilk olan projenin son rötuşlarını yapıyorum” demişti. ADD öncülüğündeki projenin adı: “Kesintisiz Nutuk Okuma” imiş. Kalabalık bir topluluk önünde okuma yapan kişi sayısı her yaştan 370 kişi. Okuma; 10 Kasım günü saat 09.30 da başlamış, aralıksız, 28 saat 9 dakika sürmüş. Kayda alınan okuma eylemi slaytı sonuna bir bağlantı cümlesi eklenip,  slayt, ADD Genel Merkezi’ne gönderilecekmiş.
“Misafir olarak bağlantı cümlesine katkıda bulunabilir miyim” dediğimde; “neden olmasın” dediler. Bana göre, Istranca Dağları’ndan esen serin rüzgârın soğuğunda, 10 Kasım günü ve gecesi Şevket Dingiloğlu Parkı’ndaki  Atatürk heykeli önünde binlerce insanı tutan güç: Atatürk sevgi ve saygısından  başka bir şey değildi. “Bu milletin kalbindeki Atatürk sevgisi bitmedi, bitmeyecektir” dediğimde, hep birlikte onayladılar.
Atatürk’e hakaret ve saldırıları sıradan bir olaymış gibi görenlere şunu hatırlatmak isterim. Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının düşmanlardan kurtardığı bu topraklarda kurdukları Cumhuriyet’in: Köyümde yaptığı/yaptırdığı  ilkokulda okuyup da, devlet memuru (öğretmen) olan ilk kişi benim. CUMHURİYET: BENİM VELİNİMETİMDİR, ATATÜRK KIRMIZI ÇİZGİMDİR.
12 dörtlükten oluşan ATATÜRK ÖLMEDİ başlıklı şiirimin son dörtlüğü şöyledir:
Bazıları öldüğünü sansa  da senin,
Üstünde olsa da beyaz kefenin,
Anıtkabir’de bulunsa da bedenin,
Atatürk ölmedi öldüremezsiniz.
            Defterlere yazılan yazıyı silmek için silgi bulabilirsiniz.
Kalplere kazınan sevgi ve saygıyı silecek SİLGİ; henüz icat edilmemiştir, edilmeyecektir.
Saygılarımla. Mehmet USLU– Emekli öğretmen

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ