UÇURUM
Kusura bakmazsanız, bugün sizi biraz rakamlara boğacağım.
Yazıma bir hikâye ile başlamak istiyorum.
Tıp fakültesinden yeni mezun iki genç, bulundukları şehrin bir caddesinde muhabbet ederek yürüyormuş. Önlerinde yürüyen yaşlı bir amcanın yürüyüşü dikkatlerini çekmiş. Tıp mezunu gençten biri; “bu amcanın bel fıtığı var” deyince, öteki; “bana göre bu amcada basur var” demiş. İddiaya girmişler ve yaşlı adama sormaya karar vermişler. “Birimiz; bu amcada bel fıtığı, birimiz; basur var deyip iddiaya girdik, hangimiz yanıldı” demişler.
Yaşlı amca: “Üçümüz de yanıldık be çocuklar” demiş. “Hadi biz iddiaya girdik yanıldık, siz niye yanıldınız” dediklerinde yaşlı amca: “Ben de bağırsaklarımda gaz var diye düşündüm, gazı salayım dedim, olan oldu” karşılığını vermiş.
Ben de yanıldım sevgili okurlar. Ne de mi? Günlük ve aylık içme suyu gider hesabında.
Uzunca bir süredir, belediye-vatandaş işbirliği ile yapılan hayır çeşmelerinden su alıyordum. Evimizde ortalama olarak günde 5 litre su tüketiliyor. 5 litre su; 2 TL idi. Yani günlük içme suyu için 2 TL, aylık 60 TL ödüyordum. Yerel basında, hayır çeşmeleri kartlı sisteme geçecek, 5 litre su 5 TL olacak haberi yayıldı. Yani bizim masraf günlük 5 TL, aylık 150 TL olacaktı. Ama hesapta yanıldık.
Kartlı sisteme hâlâ geçilmedi ama hayır çeşmelerinin suyu kesildi. Markette 5’lik su; 20 TL. Bizim günlük su masrafı 20 TL’ye, aylık; 600 TL’ye çıktı. Yılbaşından sonra bir daha yanıldık. 5’lik su; 25 TL olmuş. Böylece bizim günlük su masrafı; 25 TL, aylık 750 TL oldu. Alın size uçurum.
Kendi uçurumumu bırakıp, yurt genelindeki uçurumlara geçelim mi?
2026 yılbaşı öncesi asgari ücret; %27 zamla, 28 bin 75 lira oldu. İş arayan bir vatandaş bir işyerine gidip iş aradığını söyler. “Ne kadar ücret istersin” demişler. “Karın tokluğuna çalışırım” demiş. “Kusura bakma, asgari ücretten fazla veremeyiz” karşılığını almış. Cumhuriyet tarihinde ilk olarak asgari ücret; açlık sınırının bile altında açıklandı.
Yeni yılda; SSK ve BAĞKUR emeklileri %12,19 zam alınca, en düşük emekli maaşı; 18,939 lira oldu. (20 bin lira olma teklifi 15 Ocak’ta mecliste görüşülecek) Lütfedip, emekli maaşlarına bin lira artış yaparlarsa asil; 20 bin TL, vekil; onun yirmi iki buçuk katı 450 bin TL alacak, ondan sonra da çıkıp; “vatandaşı enflasyona ezdirmedik” diyecekler. Böyle bir uçurum dünyanın neresinde var acaba? Memur ve memur emeklilerinin aylıkları ise %18,60 artırıldı. Yukarıda verdiğim rakamlar; milletin asillerinin aldığı ücretlerle ilgilidir. Aradaki uçurumu görebilmek için şimdi de milletin vekillerinin aldıkları ücretleri okuyalım mı?
2026 yılı başı itibariyle milletvekili maaşı; 229,676 liradan, 273,196 liraya çıkmış. Artış; 43,520 TL. Emekli bir milletvekilinin maaşı: 177.658 TL. Bugün mecliste; 592 milletvekili var. Bu vekillerin 499 tanesi aynı zamanda emekli maaşı da almakta. Kişi hem çalışan hem emekli vekil ise eline ayda, 450 bin TL civarında para geçiyor.
Gelirdeki uçurumu bazı örneklerle açıklamak istiyorum: 30 yıl çalışıp emekli olan bir öğretmen 43 bin TL civarında maaş alırken vekil; 43 bin lirayı bir aylık artış olarak alıyor. Benim maaşım 7 bin lira civarında artarken, vekil; benim artışımın 6 katından bin lira fazla artış alıyor. Asgari ücretlinin bir buçuk ayda aldığı parayı vekil, bir aylık artış olarak almış bulunuyor. Vekilin aylık aldığı artış; en düşük emeklinin maaşının iki katından 5 bin TL fazla olmuş oluyor.
Yukarıda, emekli milletvekillerinin maaşının; 177.658 TL olduğunu yazdım. Vekillerin sadece bir aylık artışları ile ilgili karşılaştırmalar yaptım. Vekillerin, emekli ve çalışan olarak eline geçen ücretlerle, asillerin eline geçen cüretleri karşılaştırmaya kalksam, aradaki uçurumun ve adaletsiz gelir dağılımının sonuçları ortaya çıkacaktır.
Yazımın başında, “bugün sizi biraz rakamlara boğacağım” dedim ya, biraz daha rakam okumaya ne dersiniz?
Bilindiği gibi 2025 yılı sonunda, devlet kurumu TÜİK yıllık enflasyonu; %30,89 olarak açıklarken, enflasyon araştırma grubu (ENAG) %56,14 olarak açıkladı. Arada bir uçurum var değil mi? Şu Türkiye İstatistik Kurumu’nun işine akıl sır ermiyor. Bunlar enflasyon hesaplaması için acaba hangi marketlerden alışveriş yapıyorlar? Bize haber verseler de biz de enflasyona yenik düşmesek.
Biraz araştırma yaptım. Her yıl aralık ayı enflasyonu düşük çıkıyor, yeni yılın ilk ayında rakamlar adeta uçuyor. Örneğin; 2023 yılı ocak ayında aylık enflasyon; %4,15 iken, aralık ayında; %1,14’e düşmüş. 2024 yılı ocak ayında; %4,14’e fırlamış. Aralıkta bu defa; %0,40 olmuş. 2024 aralık ayında; %0,40 olan enflasyon, 2025 yılını görünce adeta şahlanmış; %5,3’e çıkıvermiş. 2025 yılını; %0,89 ile kapatmış. Aralık ayında uyuklayan enflasyonun, ocak ayında şahlanmasının sebebi nedir diye sorsak, yanıtını alacağımızı sanmıyorum.
Üretime değil, tüketime yönelik ekonomik programlar uygulayan, parayı; taşa, toprağa, çimentoya bağlayan, enflasyona çare bulamayan, adaletsiz gelir dağılımıyla vatandaşı uçuruma yollayan, 24 yıllık AKP İktidarıdır.
Ancak; muhalefetin, MİLLET İRADESİNE SAHİP ÇIKIYOR mitinglerindeki oluşan kalabalıklar dikkate alındığında; milletin önüne ilk sandık konduğunda: AKP’yi, kendi hazırladığı uçuruma gönderecek gibi görülüyor.
Uçurumun sorumlusu AKP, neden hep kazanıyor, diyebilirsiniz. Yanıtını haftaya vereceğim.
Hoşça kalın. 11.01.2026 Mehmet USLU-Emekli Öğretmen


- ADIYLA, ESERLERİYLE YAŞAYACAK BİR ÇINARI KAYBETTİK - 20 Nisan 2026
- İFTAR MENÜSÜ - 9 Mart 2026
- CAİZ Mİ DEĞİL Mİ, HELAL Mİ HARAM MI? - 2 Mart 2026
- ADALET BUNUN NERESİNDE - 23 Şubat 2026
- ESKİ GELİBOLU CADDESİ ANILARIMDAN KESİTLER - 16 Şubat 2026
- YARGI BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ MI? - 9 Şubat 2026
- BU ALİ GERÇEK KEŞANLI ALİ - 2 Şubat 2026
- GERÇEK IŞIĞINI YANSITAMAYAN FENER - 26 Ocak 2026
- NEDEN HEP AKP KAZANIYOR - 19 Ocak 2026
- ÜÇ YILDA BİRBİRİ ARDINA DEVRİLEN ÇINARLAR - 14 Ocak 2026
























