VİZE VE AŞI
Yazı başlığını son bir iki paragrafa bırakıp, ülkemin son günlerine damga vuran, yazılı ve görsel basına yansıyan gündemini değerlendirmek istiyorum.
Hiç şüphe yok ki, son günlerin gündem belirleyicisi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oluyor. İktidarın söylemleri ve hatta yurtdışı gezileri bile bu gündemin gerisinde kalıyor. Tabiidir ki, Türkiye’de iktidar ile muhalefetin gündemi, maalesef tamamen farklı. İktidar, şahlanmaktan söz ederken, muhalefet, çöküşten dem vuruyor.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun; “siyasi cinayet” çıkışından sonra, gündeme damga vuran Bürokrasiye uyarı söylemini okumaya ne dersiniz? (Twitter hesabındaki açıklamasını aldım)
“Bu ülkenin bürokratlarına sesleniyorum, halkımızı da şahit olmaya davet ediyorum. Unutmayın, Türkiye Devleti’ni şahıs devletine dönüştürmüş bir kişi ve ailesi var. Zorlanmış bir kısım devlet memurları var. Bazıları çok baskı altında, bunun da elbette farkındayız. Ama unutulmamalıdır ki devlete değil, şahsi çıkarlara hizmet etmenin sorumluluğu var. Kamil akla gelmeniz için Kılıçdaroğlu abinizin, amcanızın bu size son çağrısıdır: 18 Ekim Pazartesi itibariyle bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacaktır.”
Kılıçdaroğlu’nun bu söylemi iktidar kanadında, BÜROKRASİYE TEHDİT olarak algılanıp dillendirilince, muhalefet kanadı eski defterleri karıştırıp, Sayın Erdoğan’ın iktidara gelmeden önce 2001 yılındaki bir grup konuşmasını tedavüle çıkarıverdi. Erdoğan bu konuşmasında ne mi demiş? “Devletin imkanları, belli bir siyasi parti veyahut da siyasi maksatlı operasyonlar için kullanılıyor. Devletin bürokratlarına suç işlettiriliyor. Buradan açıkça ilan ediyorum, bu işleri yapanlar, yaptıkları hukuksuz ve ahlaksız her türlü faaliyetin altında ezilecekler”
Yazılı ve görsel basının %90-95’i iktidarın tekelinde olduğu için yapılan yorumları, genellikle yandaş basından takip etmek zorunda kalıyoruz. Erdoğan’ın yıllar öncesi yaptığı konuşma pek gündeme gelmeyip, ağırlıklı olarak Kılıçdaroğlu’nun söylemi tartışılıyor.
Her iki konuşmayı da tekrar, tekrar okuyorum. Her ikisinde de; devletin bürokratlarına suç işlettirildiğinden söz ediliyor. İktidara gelindiğinde, bunlardan hesap sorulacağı söyleniyor. Bürokrasi; yönetenlerin kanunsuz emirlerini yerine getirmemeli deniliyor.
Diyelim ki bir gazeteci, patronu yandaş olduğu için onun isteğine göre yorum yapıyor. Ama bilim adamı olması gereken bir profesörün, üstünlerin hukukuna değil, hukukun üstünlüğüne inanması gereken bir avukatın, Kılıçdaroğlu’nun söylemine “TEHDİT” yorumu yapmasına inanamıyorum.
Bazı yorumcular; 18 Ekim’den önce suç işleyenler paçayı kurtardı mı, diye soruyor. AKP İktidarı, 30-35 yıl öncesinin 1980 darbesi suçlularını yargılamadı mı?
Yazımın başında; iktidar şahlanmaktan, muhalefet çöküşten dem vuruyor, demiştim. Ülkemde şahlanan; dolar oldu, euro oldu, halkın temel ihtiyacı maddelerin fiyatları oldu, elektrik, doğalgaz, su faturaları oldu, otoyol-köprü geçiş ücretleri oldu. Zengin; daha zengin, fakir; daha fakir oldu. Devletle iş yapan müteahhitler, döviz depolayanlar oldu. Bir de; ihracatımız şahlanmış. Yüzde 70-80 ithalata dayalı ihracatın şahlansa ne olacak. Şahlanan enflasyon ve devlet borçlarını yazmaya utanıyorum.
Geçen Cuma AVM’den 20 liraya aldığım 5 kg’lık un, bu Cuma 25.50 lira olmuş. Bu AVM’de hafta sonu ucuz meyve-sebze satılıyor. Hafta içi satılamadığı için çürümeye yüz tutmuşlar da ondan.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Afrika ülkesine yaptığı geziden müjde ile dönmüş. Angola’ya vizesiz gidecekmişiz. Angola’ya yılda giden vatandaş sayısından vazgeçtim, Angola’nın haritadaki yerini bilen acaba kaç Türk Vatandaşı var? Vize olsa ne olur, olmasa ne olur.
Elin mültecileri, göçmenleri, sığınmacıları, ne derseniz, deyin, AB’ye gitmek istiyor. Ben ise vizem olsa, 3 aşımı yaptırsam bile gidemiyorum. Neden mi? Hiç bir AB Ülkesi’nde Sinovac Aşısı uygulanmamış. Bu aşıdan 3 tane yaptırsan bile , AB Ülkeleri’nde bu aşı, geçerli kabul edilmiyor.
Saygılarımla. 24.10.2021 Mehmet USLU-Emekli Öğretmen

- NEDEN HEP AKP KAZANIYOR - 19 Ocak 2026
- ÜÇ YILDA BİRBİRİ ARDINA DEVRİLEN ÇINARLAR - 14 Ocak 2026
- UÇURUM - 11 Ocak 2026
- DAHA NE BEKLİYORSUNUZ Kİ… - 5 Ocak 2026
- ALGI YARATTILAR ALLAH İLE ALDATTILAR TERÖR İLE KORKUTTULAR - 29 Aralık 2025
- MEHMET’İN SEFASI SELÂHATTİN’İN CEFASI - 22 Aralık 2025
- ALİ ABİ ÇAY İÇELİM Mİ DİYEBİLECEK MİYİM? - 15 Aralık 2025
- UĞUR MUMCU CADDESİ - 8 Aralık 2025
- KOMİSYON - 1 Aralık 2025
- ADALET ÖLDÜ - 24 Kasım 2025





























